Meme Protezleri ile İlgili Bilmeniz Gereken 7 Şey

Meme büyütme en çok uygulanan estetik cerrahi işlemlerinde birisi. Amerika istatistiklerinde, 2014 yılında en çok istenen estetik işlem olduğu belirtilmekte. Bu ameliyata karar vermeden önce bilmeniz gereken 7 konu şöyle sıralanabilir.

1. Meme büyütme işlemi yaptıracaksanız yaşınız 18’den büyük olmalı. Bu konuda, yasal bir düzenleme olmasa bile Plastik Cerrahların hemfikir olduğu noktalardan biri bu ameliyata, özgür iradenizle sizin karar vermeniz. Bu da ancak 18 yaşından sonra mümkün.
2. Bu ameliyatı bir Plastik Cerraha yaptırmalısınız. Henüz Türkiye’de pek rastlanmasa da, bazı ülkelerde Plastik Cerrah olmayan, farklı branşlardan kişiler bu ameliyatlara el atabiliyorlar. Bu konuda dikkatli olmanızda fayda var.
3. Meme protezi uygulandığında hayat boyu bununla yaşama ihtimaliniz kadar yeni bir ameliyata gerek duyabilirsiniz. Yapılan çalışmalar, meme protezi yaptıran kişilerin %25’inin ileriki yıllarda çeşitli nedenlerle yeni bir ameliyata ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.

İlgili konu: Meme Ameliyatı Sonrasında Göğüs Silikonu Yumuşama Süresi

4. Meme protezi uygulanabilmesi için sağlıklı bir birey olmanız gerekiyor. Varsa rahatsızlıklarınız ve kullandığınız ilaçlar konusunda cerrahınıza doğru bilgileri vermelisiniz.
5. Boyut konusunda çeşitli tekniklerle önceden bir fikir edinebilirsiniz. Kalıplar, bilgisayar programları ve 3 boyutlu modellerle bir ön çalışma yaparak karar verebilirsiniz.
6. Nadir de olsa, kanama, yara sorunları gibi bazı olumsuzluklarla karşılaşabilirsiniz. Bu sorunların çoğu bazı girişimlerle düzeltilebilir.
7. Ameliyattan sonra basit kardio egzersizlerine erken başlasanız bile 2 ay kadar ağır sporlar yapamazsınız.

Botoksun Son Yıllarda Kullanıldığı Alanlar

Botox, Estetik işlemler için yaygın olarak kullanılan bir ilaç. Neredeyse, Plastik Cerrahinin seyrini değiştirdiğini söyleyebiliriz. Botox uygulamalarına başladığımızdan günümüze, alın bölgesindeki ameliyatlarımız çok azaldı. Kaş, kaş arası çizgiler, alın çizgileri ve göz kenarı ile etkinliği, bu bölgedeki cerrahi gereksinimini çok azalttı.

Botox toplumda yaygın olarak bilinen yönleri dışında da çok etkili bir ilaç aslında. En sık kullanıldığı alanlardan biri de; terleme tedavileri. Koltuk altı, el ve ayak terlemelerinde son derece etkili ve kullanımı giderek artmakta.

İlgili konu: Botoksun Etkisi Ne Kadar Sürer, Tekrar Ne Zaman Yapılmalı?

Bunlar dışında birçok nörolojik rahatsızlıkta da kullanmak mümkün. Tremor olarak adlandırılan titreme, yüz kasları ile ilgili felçler veya kas sorunlarında, kollarda, bacaklarda görülen bazı kas sertliklerinde ve sinirsel kaynaklı ağrılarda ve şüphesiz migrende kullanmak mümkün.

Estetik dışı uygulamalarda, uygulama dozları çok farklı ve olgudan olguya değişiyor.

Botoxun, son yılların en geniş uygulama alanı olan ve önemli bir ilaç olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tıpta kullanıldığı branşların çokluğunu görünce bu konuda bir tereddüt kalmıyor.

Plastik Cerrahiden Kaynaklanan Komplikasyonlarla İlgili Hasta Şikayetleri

Son yıllarda kişilerin görünümlerinde iyileşme ve daha genç görünme konusunda artan bir ilgi olduğunu görüyoruz. İstatistikler, geçen yıl sadece Amerika Birleşik Devletlerinde 16 milyona yakın cerrahi ve küçük cerrahi uygulandığını göstermekte.
Ancak estetik amaçla yapılan ameliyat ve küçük işlemlerin görünen yüzü dışında, genellikle pek gündeme gelmeyen yönleri de var.

Aylarca iyileşmeyen yaralar, istenmeyen sonuçlar olabilir mi? Olursa neler yapılmalıdır? Bunlardan kaçınmak için nasıl bir yol izlenmelidir?

İlgili konu: Estetik Ameliyat Öncesi Doğru Doktor Nasıl Seçilir?

Aslında her cerrahi işlemde olduğu gibi Plastik Cerrahi girişimlerinde de düşük oranlarla da olsa istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir. Enfeksiyon, kanama, yara iyileşmesinde gecikmeler söz konusu olabilir. Önemli olan bu durumlarda hızlı ve etkin bir şekilde çözüm yollarını bulabilmek ve tedaviyi tamamlamaktır.

Bu konuda cerrahın görevi hastasını bilgilendirmek, komplikasyonları önlemeye çalışmak, bir komplikasyon oluşursa bunu hızlı bir şekilde tedavi etmek olmalıdır.

Plastik cerrahi işlemi yaptıracak kişilerin de yapması gereken, işlem yaptıracakları doktorları araştırmak, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah olup olmadıklarından emin olmak, gerekirse belgelerini görmektir.

Meme Kanseri Sonrası Yaşam: Meme Onarımları

Meme kanseri ile mücadelede kadın için mastektomi (memenin alınması) fiziksel bir travma olduğu kadar duygusal da bir travmadır aynı zamanda. Ancak birçok çalışma, meme kanseri nedeniyle göğüs alınırken aynı anda meme onarımı yapılmasının hem güvenli, hem de meme kanseri tedavisine zarar vermeden uygulanabildiğini ortaya koymuştur. Ek olarak, psikolojik olarak kadının beden algısı ve özgüvenine önemli bir katkı da sağlamaktadır.

Memenin alınması kadında ciddi bir kayıp ve vücudunun tamlığı ile ilgili eksiklik hissi yaratmaktadır. Meme onarımları bu eksiklik hissini azaltarak psikolojik iyileşme sürecine önemli katkılar sağlar.

İlgili konu: Meme Kanseri Olanlarda Diğer Meme Alınmalı mı?

Aynı anda meme onarımı güvenlidir, komplikasyon oranları düşüktür. En önemlisi, kanser tedavisini geciktirmez, engellemez. Aynı anda meme onarımının en önemli avantajı, meme derisinin korunmasıyla daha iyi estetik sonuçlar alınabilmesidir.

Meme onarımına karar verildiğinde, genellikle 2 tip operasyon söz konusudur. İlki meme protezlerinin kullanılması, diğeri de vücuttan doku kullanılarak meme yapılması. Bu kararın verilmesi cerrah ve hastanın işbirliği ile olur. Protezle onarım genellikle daha basit ve hızlı, dokularla onarım biraz daha zahmetlidir. Ancak, her iki onarım yöntemi için uygun durumlar vardır ve bunlar cerrahla tartışılarak karar verilir.

Poland Sendromu Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Doğuştan göğüs duvarında gelişim sorunu olan hastalarda Poland sendromu akla getirilmelidir. Erkek veya kadında görülebilir. Pektoral kas dediğimiz göğüste yer alan üçgen bir kas gelişmemiş olabilir. Bazen buna üstündeki dokularda yetersizlik, bazen de altındaki göğüs kafesinde, kemik ve kaburgalarda gelişim sorunları eşlik edebilir.

Bu hastaların görünüşünde, her iki göğüs duvarı arasında asimetri vardır. Giyim kuşamları etkilenebilir. Yazın ince kıyafetlerle zorlanabilirler. Çok büyük bölümünde sorun sadece görünüş ve estetik sorunudur. Göğüs kafesini, kaburgaları etkileyecek kadar ileri deformitelerde nefesle ilgili fonksiyonel sorunlar görülebilir.

İlgili konu: Meme Estetiği

Tedavi için genellikle yetişkin döneme gelmeleri beklenir. Cerrahi dışı bir tedavisi yoktur. Muayeneden sonra mevcut deformitelere göre ameliyat planı yapılır. Kas nakli, yağ enjeksiyonları, protez kullanımı gibi teknikler kombine edilerek düzeltim sağlanır. Göğüs kafesini deforme edecek düzeyde kaburga sorunları varsa kıkırdak ve kemiklerin konfigürasyonunu değiştirecek daha ağır işlemler gerekebilir.

Poland sendromu tedavisi genellikle tatmin edici ve başarılıdır. En sık kullanılan tekniklerden biri olan, sırt kasının göğüs bölgesine transferi, sırt kasının göğüs kasına benzerliği nedeniyle çok iyi sonuç verir. Sırtta oluşan iz, dikkat çekici değildir.

Rekonstrüktif Cerrahi Nedir, Neleri Kapsar?

Rekonstrüktif cerrahi, plastik cerrahinin anasıdır. Plastik cerrahi eğitiminin temelidir. Kabaca onarım cerrahisi demektir. Dudak yarıklarının düzeltmesinden, yanık ve diğer kazalarla oluşan yaraların kapatılmasına, kanser nedeniyle alınan bir memenin yeniden yapılmasından, cinsiyet değişikliği ameliyatlarına kadar çok geniş bir alana yayılır. Bazen basit bir deri nakli girişimidir. Bazen mikrocerrahi ile bacaktan kemik alıp çeneyi yeniden oluşturmaktır.

İnce, iyi planlanmış, doku transferlerini içeren özel bir cerrahi alanıdır. Herkese gerekebilir, lüks değil, ihtiyaçtır. Bazen acildir, bazen hayat kurtarır, çoğu zaman yüz güldürür. Çoğu zaman ekip çalışması gerektirir. İçinde alternatif planlar barındırır.

İlgili konu: Plastik Cerrahi (Estetik Ameliyat) Nedir?

Yaratıcı bir alandır. Son yıllarda, tıpta bulunan birçok yeniliğin arkasında rekonstrüktif cerrahi vardır. Yüz ve kol, bacak nakilleri rekonstrüktif cerrahinin imkanları ile doğmuştur.

Zordur; öğrenilmesi, geliştirilmesi zaman alır. Yorucudur, bazen saatler sürer, günlerce takip gerektirir. Alın teridir, hastayla birlikte uzun bir yolculuktur. Tüm zahmetinin yanı sıra çok değerlidir. Üstün bir uğraşıdır. Başarı geldiğinde mutluluktur, doyumdur.

Tüm plastik cerrahların eğitimleri boyunca ve sonrasında rekonstrüktif cerrahi için harcadığı zaman, emek kutsaldır.

Yüze Dolgu İşlemlerinde Gelişmeler

Hyalunorik asit teknolojisindeki gelişmeler, yüzün ameliyatsız estetiğinde çok önemli bir çığır açmıştır. Önceleri tek tip ve tek molekül ağırlığına sahip olan Hyalunorik asit teknolojisi özellikle yanak dudak arasındaki çizginin doldurulmasında izin vermiştir.

İlerleyen teknoloji ile farklı yoğunluk, akışkanlık ve özelliklerde Hyalunorik asit dolguları üretildikçe uygulama yerleri ve biçimleri gelişmiştir. Elmacık kemiklerinin üzeri, şakak, göz kapağı, dudaklar ve çene başta olmak üzere hemen hemen yüzde her alana dolgu uygulanabilmektedir.

İlgili konu: Kaş Arası Dolgu ve Botox Tedavisi

Elmacık kemiği, çene gibi alanlarda daha yoğun, daha kalıcı molekülleri tercih ediyoruz. Dudak ve dudak çevresi, göz altı gibi alanlarda daha jölemsi ve yumuşak dolgular doğal sonuçlar veriyor. Etkileri daha kısa olmakla birlikte bu tür dolguların avantajları tercih edilmelerini sağlıyor.

Hyalunorik asit dolguları ameliyatsız estetik uygulamaların en önemli dinamolarından biri. Doğru kullanılması durumunda etkin bir yöntem, aşırıya kaçılırsa doz ve uygulama yerleri iyi planlanamazsa çok dikkati çeken ve doğal olamayan sonuçlar da yaratmak mümkün.

Meme Konstrüksiyonu Hangi Durumlarda Kimler İçindir?

Günümüzde meme onarımın en sık kullanıldığı durumlar tartışmasız biçimde meme kanserleridir. Meme kanserleri yaklaşık 8 kadından birinde görülen çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Erken tanı imkanları artmış olduğu için özellikle genç hastalara daha çok rastlanmakta ve onarım uygulanabilecek kişilerin sayısı giderek artmaktadır. Meme onarımında tekniklerin ve buna paralel olarak sonuçların kalitesi çok artmıştır.

İlgili konu: Meme Ameliyatı Sonrası Oluşan Ödem Nasıl Giderilir?

Meme onarımı gereken bir diğer grup hasta meme bölgesini içine alan yanıklardır. Özellikle çocukluk döneminde oluşan yanıklar ergenlik dönemi ile birlikte meme gelişimini olumsuz etkilemekte ve meme gelişiminde olumsuzluklara yol açmaktadır. Bu durumda, memenin gelişimini düzeltmek ve iyi bir estetik sonuç almak amacıyla bazı girişimler yapılabilmektedir.

Meme onarımı gerektiren bir diğer gurup ise doğumsal anomalisi olan insanlardır. Bazı kişilerde doğumsal sorunlarla bir veya iki meme gelişememekte, bazen bunlara göğüs duvarındaki bazı sorunlar da eşlik etmektedir. Bunların başında Poland sendromu gelmektedir. Bu gruptaki hastalarda da meme onarımı teknikleri ile iyi sonuçlar alabilmekteyiz.

Meme Rekonstrüksiyonu İçin Kullanılan Teknikler Nelerdir?

Meme onarımı en çok meme kanserinin tedavisi sonrası gerekebilir. Meme dokusunun alınması kişide önemli bir organ eksikliğine yol açar, o nedenle mümkünse meme dokusu alınırken, değilse daha sonra ayrı bir seans olarak meme onarımı gerçekleştirilebilir.

Kullanılabilecek teknikler; meme dokusu alınırken aynı anda mümkünse bir meme protezi yerleştirilir, buna doğrudan implantla onarım denilir.

Yeterli doku yoksa ama genişletilebilecek deri mevcutsa bir balon yerleştirilerek yavaş yavaş şişirilip daha sonra ikinci bir seansla protez yerleştirilebilir. Buna, iki aşamalı expander ile onarım adı verilir.

İlgili konu: Meme Estetiğinde Kullanılan Silikon Patlar mı?

Bazen meme alınırken derinin geniş bir şekilde çıkarılması ve sonrasında radyoterapi kullanılması gerekebilir. Bu durumda dokuyu genişletmek mümkün olmayabilir ve daha fazla miktarda deri ve dokuya gerek duyulabilir. Bu durumlarda, sırttan deri ve kas nakli, karından doku nakli veya kalça, bacak gibi alanlardan doku nakli gibi teknikler kullanılabilir. Bunların bir kısmında mikrocerrahi tekniklerine gerek vardır.

Meme onarımında, herkese en uygun tekniğin seçilmesi gerekir. Bunun için de kişinin muayene edilmesi, yapılmış veya yapılacak meme kanseri ameliyatının detaylarının bilinmesi gerekir.

Burun Rekonstrüksiyonu Hangi Durumlarda Kimler İçindir?

Burun rekonstrüksiyonuna en sık ihtiyaç duyulan durumlar burun üzerindeki deri tümörlerinin çıkarılması ile oluşan doku kayıplarıdır.

Burun, çıkıntılı yapısıyla güneşe sıkça maruz kalan bir organdır ve bu nedenle deri kanserlerinin en sık görüldüğü yerlerden biridir. Burun kanadı, burun ucu gibi yerlerde uzun süredir iyileşmeyen yara, kabuk, sivilce gibi durumlarda, özellikle ileri yaşlarda deri kanseri akla gelen ilk sorun olmalıdır.

İlgili konu: Burun Ameliyatı Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Kazalar da burunda doku kayıplarına yol açabilir. Trafik kazaları, deniz kazaları burunu kolaylıkla hedef alabilir. Tarihi olarak burunda doku kayıpları suçluların cezalandırılması anacıyla burunlarının kesilmesi ile ortaya çıkmıştır. Amaç, suçluların kimler olduğunun toplum tarafından bilinmesidir.

Bazı doğumsal sorunlarda, kişi doğuştan burnunda bir doku kaybıyla doğabilmektedir. Bunların düzeltilmesi için burun onarımları gerekmektedir.