Meme Küçültme Ameliyatında Yara İzi Ne Zaman Geçer?

Meme küçültme ameliyatı, meme dokusunun ve aynı zamanda az veya çok meme derisinin de bir miktar çıkarılarak, memeye yeni ve daha küçük bir form verilmesi ameliyatıdır.

Meme ameliyatında, kullanılan tekniğe bağlı olarak, meme başının çevresi, meme başından meme altına doğru bir dikey çizgi şeklinde ve/veya meme altı kıvrımında yer alan bir dikiş hattı ve buna bağlı yara izi kalabilir. Kullanılacak teknik meme cerrahının seçimine bağlı olduğu kadar, memenin büyüklüğü, deri yapısı ve kalitesi ve istenilen küçültme miktarı gibi çeşitli faktörlere de bağlıdır.

Genellikle iri ve sarkık memelerde yara izi daha geniş bir alandadır, daha küçük memelerde daha sınırlı tutulabilir. İzin boyu ne olursa olsun, genellikle ilk aylarda iz daha kırmızı ve daha dikkati çeken özelliklerdedir. 3-4 ay sonra renkte açılma, varsa kabarıklığında azalma ve hassasiyetinde düzelme beklenir. Genellikle ameliyattan sonra, son hali olmasa da 1. yılda olabilecek iyi bir noktaya gelmiş, rengi açılmış ve kabarıklığı düzelmiştir. 1. yıldan sonra, yara izinde yavaş da olsa iyileşme süreci devam eder.

Kişinin açık tenli oluşu iz açısından avantajlı iken, koyu ten bir dezavantajdır. Meme küçültme ameliyatı olacak kişilerin, meme üzerinde az veya çok bir iz kalacağını bilmeleri ve bunun kaçınılmaz olduğunu kabul etmeleri gerekir. İzler, dekolte bölgesi dışındaki alanlara yerleştirmeye çalışılır ve memenin izin verdiği ölçüde kısa tutulur.

Estetik Ameliyatta Kararsızlığı Yenmek

Bir insanın yüzü veya vücudunda bir değişiklik yaratacak girişimleri önce düşünmeye başlaması, sonra da bunları gerçekleştirmek için adımlar atması önemli bir zihinsel hazırlık gerektirir. Bu süreç, kimileri için daha kolay ve hızlı olurken, bazı kişiler için gerçekten içinden çıkılamaz hale gelebilmektedir.

Bu sürecin kolaylaştırılmasında ya da doğru bilgilerle kişinin karar verme sürecine yardım edilmesinde, estetik ameliyat doktorunun önceki tecrübelerinden yola çıkarak ve bu konudaki bilgilerini kullanarak oynadığı rol yadsınamaz. İletişimin, sağlıklı bir görüş alışverişinin buradaki önemi, en az yapılacak cerrahi (veya cerrahi olmayan) girişimin detayları kadar önemlidir.

Estetik ameliyatlarda, karar süreci gerçekten hafife alınamayacak önemdedir. Kişinin önce kendisine, ne yapmak istediğini sorması, daha sonra bu süreçle ilgili bilgilenmesi, son olarak da kendini hazır hissettiği anda karar alarak uygulamaya geçmesi beklenir.

Plastik cerrah ise tüm aşamalarda, kendisine estetik bir işlem için başvuran hastanın doğru bilgilenip bilgilenmediğini, yeterince hazır hale gelip gelmediğini ve uygulama konusunda kararlılığını anlamaya çalışmalı ve bu sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olmalıdır.