Karın Germe Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenmeli?

Modern çağda beslenme ile ilgili ana konular ve detayları şöyle özetlenebilir: Dengeli beslenme başlığı altında, karbonhidrattan fakir, protein, vitamin ve minerallerin tam olarak alındığı, tekdüze olmayan, organik gıdaların daha çok tüketildiği bir beslenme biçimi.

Karın germe ameliyatından sonra iki noktaya odaklanmakta fayda var. İlki -yukarıda belirtildiği gibi- sağlıklı ve dengeli beslenmeye devam etmek. Bu temel ilke, hem sağlığımızı korumaya yardımcı oluyor, hem de kilo almayarak karın germe ile elde ettiğimiz iyi sonucu korumamızı sağlıyor.

İlgili konu: Karın Germe Ameliyatı Sonrası Doğum Yapılabilir mi?

İkinci konu daha çok karın germe ameliyatlarının doğası ile ilgili. Karın germe ameliyatlarında yaptığımız işlemler, mide üzerinde baskı yaratıyor. Karın kasının ve derinin gerginleştirilmesi batın içinin alanını daralttığı için tek öğünde çok gıda almak şişkinlik ve rahatsızlık hissi yaratabiliyor.

Burada yapılması gereken az ve sık beslenme yöntemini tercih etmek. Bu sayede midede dolgunluk hissi daha az yaşanıyor ve kişi kendini daha iyi hissediyor. Bu sağlıklı beslenme açısından da doğru bir kural. Bu şekilde beslenmenin bir diğer olumlu etkisi de, midenin aşırı dolgunluğunun zamanla karın kasları üzerinde yaratacağı gevşeme ve genişleme etkisinden de kaçınılması.

Sonuç olarak, karın germe ameliyatı geçirmiş kişilerde, sık ve az miktarlarda beslenme, karbonhidratlardan kaçınma ve dengeli beslenme ameliyatla elde edilen sonucun korunmasını sağlıyor.

Meme Ameliyatı Sonrası Memelerin Boyutlarının Farklı Olması

Meme ameliyatı için başvuran hastaların çok büyük bir bölümünde, muayene sırasında az veya çok meme asimetrilerine rastlıyoruz. Bu asimetriler hafifse, çoğu zaman başvuran kişi bunun farkında bile olmayabiliyor. Yaptığımız ölçümler, ayrıntılı analizler ile bu farkı ortaya koyup ameliyat planlarımızda dikkate almamıza yardımcı oluyor.

Meme ameliyatlarında, ister meme küçültme, ister meme büyütme veya meme dikleştirme olsun, elde etmeye çalıştığımız sonuç simetrik ve güzel görünen, doğal memeler. Ancak, doğada veya cerrahide tıpatıp aynı, milimetreleri ile birbirinin tıpkısı iki memeye sahip olmak neredeyse imkansız. Birbirine oldukça yakın, dikkati çeken bir farklılık olmamasını hedeflemek daha doğru bir yaklaşım ve bunu başarmak çoğu zaman ameliyattan önce asimetrik olan memelerde bile mümkün.

İlgili konu: Meme Estetiği Hakkında Sık Sorulanlar

Bu noktada, simetri tutkusu olanları uyarmakta fayda var. Memenin yerleştiği göğüs kafesi bile çoğu zaman iki tarafta aynı değil. Bu nedenle, meme ameliyatlarında mutlak simetri arayışından vazgeçmek gerekiyor. İyi sonuç alınmış olmasına rağmen, simetri tutkusu nedeniyle yeniden ameliyat için doktor arayışına girmemek gerekiyor. Aksi takdirde sonu gelmeyen bir sürece girilebiliyor.

Şüphesiz, belirgin asimetrileri normal kabul etmiyoruz. İyi planlama, doğru cerrahi teknikle, asimetrik memelerde gözle görülür ve kabul edilir sonuçlar almak mümkün. Özetle, başlangıçta belirgin meme asimetrileri olan hastalarda bile oldukça simetrik memeler elde etmek mümkün. Yeter ki birbirinin tıpatıp aynı meme arayışından vazgeçelim.

Ünlülerin Yaptırdığı Dudak Dolguları Ne Kadar Doğal ve Sağlıklı?

Dolgun dudakları olan ünlülerin eski resimlerini gördüğümüzde, çoğunlukla dudaklarında bariz değişiklikler olduğu dikkatimizi çeker. Daha dolgun, çizgileri daha belirgin dudaklara nasıl kavuşmuşlardır?

Şüphesiz en azından büyük bölümünde plastik cerrahların payı olduğu yadsınamaz. Dudağın hem biçimini (kısmen), hem de dudak dolgunluğunu arttırmak için kullandığımız çok sayıda yöntem var. Bunların başında, etkileri sınırlı ve geçici olsa da Hyalunorik asit dolguları mevcut. Hafif dolgunluk artışı isteyenlerde veya kıvrımları biraz belirginleştirmek isteyenlerde HA dolguları oldukça popüler. Yılda 1 kez tekrarlanmaları gerekiyor.

Dudakta kullanılan uzun etkili veya enjekte edilebilen kalıcı dolguların sicili ne yazık ki kötü. Reaksiyon, uzun vadeli alerjiler ve doğal olmayan sonuçlar yaratabiliyorlar. Bu nedenle, plastik cerrahlar kalıcı dolgu enjeksiyonlarını genellikle tercih etmezler.

İlgili konu: Kimler Dudak Estetiği Yaptırmalı?

Dudaklarında dikkati çekecek kadar belirgin dolgunluk ve değişiklik isteyenlerde ne yapılabilir? Cerrahi olarak yapılabilecek şeyler var mı? Bu noktada, 2 teknik ön plana geçiyor. İlki, silikon veya farklı maddelerle hazırlanmış, akışkan olmayan ve cerrahi olarak dudağa yerleştirilebilecek solid maddeler. Bunların sonuçları çok çarpıcı, ancak dudakta yabancı maddenin yaratacağı bir his ve serliğe kişinin hazır olması gerekiyor. İstenildiği zaman çıkarılabilen bu maddeler sonucu en net olarak veren teknikler olarak not edilebilir.

Küçük bir grup hastada kullandığımız bir diğer teknik ise, dudağın iç dokusunu dudağın büyütülmesinde kullanmamız. Bu teknik, ancak dudak yapısının uygun olduğu, iç dokusunun görünen bölüme aktarılabildiği durumlarda etkili.

Burunda Hem Et Hem Kemik Eğriliği Sorunu Aynı Anda Düzeltilebilir mi?

Burunda nefes alıp vermeyle ilgili sorunların burun estetiği ameliyatı için başvuran kişilerin büyük çoğunluğunda görüldüğünü biliyoruz. Bunların bir kısmında, burun içindeki kemik ve kıkırdak eğrilik, solunum zorluğuna yol açarken bir grup hastada ise burun içinde konka dediğimiz etlerde şişlik veya alerji bulgularına rastlamak mümkün olabiliyor.

Bu nedenle, estetik burun analizinin yanı sıra burun içi muayenesinin ve sorgulamasının tam yapılmasında yarar var. Endoskopik muayene ve gerekirse tomografiler ile, hatta solunum testleri ile tam bir profil ortaya koymak mümkün.

İlgili konu: Nefes Alırken Zorluk Yaşayanlar İçin Estetik Burun Ameliyatı

Ameliyata gelince, çok özel durumlar ışında burun estetiği ile birlikte, burun içinde kemik eğriliği, etlerdeki sorunların çözümünün birlikte ve aynı anda ele alınmasının daha doğru olduğuna inanıyoruz. Burun ameliyatlarına yatkın bir plastik cerrah, kemik ve kıkırdak eğriliklerini düzeltebileceği gibi burun etlerinin basit şişliklerini de tedavi edebilecek eğitim ve beceriye sahiptir.

Ancak, konka bülloza veya bazı sinüzitlerde olduğu gibi iş daha komplike bir hal aldığında KBB uzmanınca değerlendirme istemek ve gerekirse birlikte bir ameliyat planı yaparak ameliyatı birlikte gerçekleştirmek yaygın ve doğru bir uygulama.

Burun ameliyatları cerrahi egonun ön planda tutulacağı bir alan değil. Hastanın tedavisinin en iyi ve en hızlı şekilde sağlanabileceği en doğru planı uygulamak biz cerrahların işi.

Liposuction En Doğru Ne Zaman (Hangi Mevsim) Yapılmalıdır?

Yaz yaklaşıyor, deniz ve plajları özlemeye başladık. Isınan havalarla birlikte yazlık giysilerimizi hazırlamaya, eksiklerimizi tamamlamaya başladık.

Birçok kadın kış aylarında aldığı kiloları azaltmak, yaza vücutlarını hazırlamak için diyet ve spor programlarına ağırlık vermeye çalışıyor. Ancak bazılarımızın öyle bölgeleri var ki, genetik nedenler veya zaman içinde alınmış kilolarla kolay kolay kurtulmaları mümkün değil. Bu durumlarda, liposuction imdadımıza yetişebilir. Özellikle, bölgesel fazlalıklarımızdan kurtulmanın bir yolu olabilir.

Peki bu uygulamayı her zaman yaptırmak mümkün mü? Liposuction yılın on iki ayı uygulanabilir mi?

İlgili konu: Liposuction Ameliyatı Öncesinde Diyet Yapmak Gerekir mi?

Liposuction aslında zor bir cerrahi teknik olmamakla birlikte, işlemden sonra bir süre şişliğe yol açabilen ve bu nedenle vücudu saran bir korse giyilerek şişliği arttırmamak amacıyla sıcak, hamam, güneş ışını gibi etkenlerden bir süre uzaklaşılması gereken bir cerrahi teknik.

Bu yüzden genellikle yaz aylarında uygulanmıyor. Yaz aylarında, liposuctiondan sonra kısıtlamalara uymak ve sıcaktan kaçınmak daha zor. Sıcak yaz günlerinde, liposuction sonrası korse veya giysinin giyilmesindeki zorluk da cabası.

Bütün bunları göz önüne aldığımızda, liposuction işlemini daha çok kış ve bahar aylarına bırakmak daha doğru. Yaza kadar iyileşme süreci için bir süre bırakmak sorunsuz bir iyileşme için gerekli. Bu süre, genellikle 3 ila 6 hafta arasında değişiyor.

Eğitime Katkının Dayanılmaz Hafifliği

Tam 1 haftadır Ankara, Tahran ve Antalya üçgeninde binlerce kilometre yolculuk yapılan, yüzlerce eski dost ve yeni meslektaşla karşılaşma/tanışma imkanı sağlayan, kuyu anfilerden, lüks kongre merkezlerine veya otel toplantı salonlarına uzanan yorucu ama aynı oranda keyifli bir maratonu tamamladım.

Yorgunluğu atmak için açık havada geçirilen birkaç saat ve kısa bir gündüz uykusu yetti. Diğer yanda içimde yıllardır, defalarca tekrarlansa da eksilmeyen, profesyonel yaşamımda yaptığım ameliyatlar ve bunun bana sağladığı maddi kazançlardan çok daha kıymetli olan paylaşma ve eğitime katkıda bulunmanın yarattığı güzel duygu bir kanat etkisi ile beni hafifletiyor.

Türk Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Derneği’nin geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da yaptığı Rinoplasti Kursu’nda iki konferans, İran’da Salı-Perşembe arasında gerçekleşen ve tüm Ortadoğu’dan katılımcılara Amerika ve Avrupa’dan 10 civarında öğretim üyesi ile birlikte birlikte sunduğum 3 video, 3 konferans ve son olarak derneğimizin geleceğini temsil edecek olan asistanların katıldığı ve Antalya’da gerçekleşen Asistan Okulu’nda 2 ders olmak üzere dolu dolu bir haftadan sonra en azından bir süreliğine gündelik işlere yoğunlaşacağım.

Bu süre içinde elimden geldiğince bilgi ve becerimi paylaştım, çok sayıda meslektaşımla benim için de faydalı olan tartışmalar yaptım. Onlara aktardıklarımın işlerine yarayacağını ve daha başarılı sonuçlar almalarına katkı sağlamasını diliyorum. Ben onlardan çalışmalarım için gerekli motivasyonu ve heyecanı fazlasıyla aldım, hepsine teşekkür ederim.

Lazer Liposuction Nedir, Nasıl Yapılır?

Lazer liposuction, son yıllarda yağ alma işlemleri için sık kullanılan bir tekniktir. Liposuction uygulanabilen yerleri genişletmiş ve derinin bir miktar toparlanmasına katkı sağlamıştır.

Laser ışını hangi dalga boyunda ışın içerdiğine göre farklılaşır ve etkinliği değişir. Deneysel çalışmalarla yağ ve deri dokusuna etki eden dalga boyları belirlenmiş ve bunları içeren cihazlar üretilmiştir. Laser liposuction cihazları genellikle 2 dalga boyunun kombine edilerek kullanıldığı cihazlardır. Üretimleri sırasında yanık oluşturmayacak ve yağ dokusunu parçalayabilecek, dalga boylarına sahip cihazlar geliştirilmiştir. Buna rağmen uygun olmayan kullanımlarda deriye zarar verebilir.

İlgili konu: Liposuction’da En Fazla Ne Kadar Yağ Alınır?

Çene altı, kol ve bacak içi gibi alanlarda lazer liposuction sadece yağ dokusunu azaltmakla kalmaz, deride de toparlanmaya yardımcı olur. Lazer tekniğini öğrenmek ayrı bir eğitim gerektirir, cihazı öğrenmek ve doğru uygulamak için özel kurslar mevcuttur.

Lazer liposuction, diğer enerji türlerinin kullanıldığı yüksek teknolojik cihazlar gibi, liposuction uygulamalarında devrime yol açmış ve sonuçları geliştirmiştir.

Kemikli ve Uzun Burunlar İçin Estetik Ameliyat

Burun ameliyatlarında çok sayıda değişen parameterden söz edilebilir.

Derinin kalınlığı, kemik ve kıkırdakların durumunun yanı sıra yüzün genel görüntüsü ile burnun ilişkisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Çok iri bir yüzde minik bir burun güzel durmayacağı gibi, minyon bir yüzde iri bir burun da hoş durmaz.

İlgili konu: Dikişsiz Burun Ameliyatı Hakkında

Kemikli ve uzun burunları küçültmek ve kısaltmak mümkündür. Özellikle ince derili hastalarda, burnun kısaltılması ve küçültülmesi daha da kolay olur.

Burada en önemli nokta, kemikli ve uzun burunları değerlendirirken alın ve çeneyi inceleyerek burnun uzunluğunun ne olması gerektiğine karar vermektir. Bu noktada, 3 boyutlu değerlendirme yapabilen 3D VECTRA systeminden yararlanılabilir. Bu sistem hem analiz yapmamıza yardımcı olur, hem de yapılan değişiklerin yüzdeki yansımalarını değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Meme Ameliyatlarında Kas Zarı Altına veya Üstüne Silikon Uygulaması

Meme ameliyatlarında silikon protezlerin hangi plana konulacağı hem hastalarla hem de akademik ortamlarda sık olarak konuşulan bir konudur.

Özellikle deri altı dokusu çok ince kişilerde silikonun kasın altına konulması gerektiği konusunda fikir birliği vardır. Ancak, 1-2 cm’den daha fazla meme dokusu kalınlığı olanlarda, kasın altına koymak için ısrar edilmez.

İlgili konu: Meme Ameliyatında Kullanılan Silikon, Kanser Yapar mı?

Kas altı uygulamaları birçok avantajının yanı sıra ameliyattan sonra ilk günlerde ağrılı olmaları ve uzun dönemde kas hareketlerinin yaratabileceği bazı sorunlar nedeniyle her zaman tercih edilmez.

Kasın avantajlarını kısmen içeren ama dezavantajlarından uzak olan ve son yıllarda bir hayli tercih ettiğimiz bir yöntem ise kasın zarının altına silikonun yerleştirilmesidir. Bu uygulama, iyileşme sürecindeki kolaylıklar ve estetik sonuçlarının güzelliği ile giderek daha çok tercih edilen bir yöntem olmuştur.

Yüzdeki Akneler Sonrası Kalan Çukurlaşmış İzler İçin Estetik

Gençlerin canını sıkan önemli sorunlardan biri akne ve onun yarattığı izler. Her sabah uyanıp bugün yeni sivilcelerim var mı, ya da iyileşen sivilce iz bırakmış mı diye aynaya bakmak bir çok gencin hayatının gerçeği.

Öncelik, şüphesiz sağlıklı bir akne tedavisi. Bu konuda çok sayıda yeni ilaç ve teknolojik uygulama mevcut. Bu uygulamalar akne oluşumunu engellemekle kalmıyor, ayrıca akne izlerini de sınırlıyorlar.

İlgili konu: Yüz Törpüleme ve Yüzden Yağ Aldırma

Oluşan akne izleri için ne yapılabilir? Bunlar için dolgu ve soyma işlemleri mevcut. Bunları kombine ederek de kullanmak mümkün.

Dolgu akne çukurlarını azaltırken, lazer veya cerrahi soyma işlemleri de akne çukurlarının derinliklerini azaltarak etki ediyorlar. Her iki uygulama için de zaman zaman tekrarlanmaları gerektiği ve en iyi etkinin kombine edildiklerinde alındığını söylemek mümkün.