Ameliyathanede Müzik Dinlemenin Etkileri

Ameliyathanelerde ilk defa müzik 1914 yılında, ameliyathaneye getirilen bir gramofon ile çalındı. Önceleri hafif ve dinlendirici bir müziğin hastaları, anestezi başlamadan rahatlatacağı düşünüldü. Zamanla ameliyathanede müzik, cerrahlar için de devreye girdi ve yaygın bir uygulamaya dönüştü. Bugüne kadar ameliyathanede çalınan müziğin dikkat dağıtıp dağıtmayacağı, hastaları bu yönüyle riske sokup sormayacağı ile ilgili net bir çalışma ortaya konmadı.

Birçok cerrahın müzik ile kendilerini daha rahat hissettikleri, ameliyata daha iyi konsantre olabildikleri ve ameliyatın akışının bu şekilde daha düzgün olduğunu belirtmelerine karşın 2007 yılında yapılan bir çalışma, ameliyathanelerdeki ses seviyesinin 120 desibele kadar çıkabildiğini ortaya koydu. Bu da yoğun bir otobandaki gürültüden daha yoğun bir sese denk gelmekte.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Öncesi Doğru Doktor Nasıl Seçilir?

İngiltere’de yapılan bir çalışma, ameliyathanelerin %70’inde müzik çalındığına işaret etti. Bir başka çalışma ise, cerrah, anestezist ve ameliyat hemşirelerinin %87’sinin, ameliyathanede çalınan müzikten memnun olduğunu ortaya koydu. Bu çalışma, ameliyathanede çalınan müziğin çalışanları rahatlattığı ve enerjilerini arttırdığını ortaya koydu.

Bu konudaki en ilginç çalışmada, bağımsız denetleyicilerle yapılan gözlemlerle, müzik ile asistanların yara kapatma hızlarının yanı sıra yara kapatımının da daha kaliteli olduğunu ortaya koydu.

Özetle, iyi seçilmiş müzikler, ameliyathane ortamında cerrah ve diğer çalışanlara fayda sağlamaktadır.

Yüze Yağ Enjeksiyonunun İncelikleri: Ne Kadar İlerledik?

Önceleri sadece dudak ve yanak arasındaki çizgiye yağ enjeksiyonları ile başladı her şey. Sonra elmacık kemiklerinin üzerinin zamanla boşaldığı fark edildi ve dolgular o bölgeye yönlendirildi. Sonra çene estetiği, alın estetiği, şakak bölgesi derken yüzde neredeyse yağ enjeksiyonu yapmadığımız alan kalmadı.

Bunun nedenlerini incelediğimizde, yüzde yaşlanma ile birlikte volüm azalmasının daha iyi anlaşıldığını görüyoruz. Bu süreçte, yaklaşık 150-200 cc civarında bir hacim azalmasından söz edebiliriz. Yapılan anatomik çalışmalar, yüzdeki yağ kompartmanlarının detaylarını daha ayrıntıları ile ortaya çıkarmaya başladı.

İlgili konu: Karından Alınan Yağ ile Meme Ameliyatı Yapılabilir mi?

Anatomik kompartmanların ortaya çıkışı ile yağ enjeksiyonlarının yeri, derinliği ve miktarı da daha olgun bir noktaya ulaştı. Özellikle yanak bölgesinde ince zarlarla ayrılan farklı derinlikte yağ kompartmanlarındaki kayıpların yerine konması yüzde yaşlanma ile oluşan değişiklikleri restore etti.

Yüze yağ enjeksiyonları, bu gelişmelerle kısa ve basit ameliyatlar olmaktan oldukça detaylı, zaman alan, kompleks işlemlere dönüştü. Bu gelişmeler, beraberinde daha doğal, daha etkili ve etkinliğini daha uzun süre koruyan sonuçlar yarattı.

Yüze yağ enjeksiyonları, yalnız başlarına veya yüzün diğer cerrahi uygulamaları ile birlikte kombine uygulamalar ile estetik cerrahi işlemler içinde önemini giderek arttırıyor.

Ülkemizde Yapılan Uluslararası Toplantılarla İlgili Bir Değerlendirme

Bir ülkede bilimsel alanda yapılan toplantıların başarısı birçok faktöre bağlıdır. O ülkenin bilimsel saygınlığının yanı sıra toplantı yapılan şehrin turistik özellikleri, konaklama imkanları, o şehre dünyanın diğer şehirlerinden ulaşım imkanları, daha önceden yapılmış toplantıların yarattığı etki, yapılacak toplantının başarısını ve katılımını belirler.

Ülkemiz yukarıda sayılan faktörlere bakıldığında adeta bir cennet ve toplantı vahasıdır. Bu nedenle son 10 yıl içinde özellikle İstanbul, Antalya gibi şehirlerde giderek artan sayıda uluslararası toplantı düzenlendiğini ve çok sayıda farklı ülkeden katılanlar olduğunu görebiliriz. Kişisel ilişkilerimizle edindiğimiz bilgilere göre katılanların hem akademik, hem de turistik olarak ülkemizden beğeniyle ayrıldığı yönünde yoğunlaşmıştır.

İlgili konu: Son Ayların Toplantı Maratonu

Son yıllarda ne yazık ki bu olumlu durumu tersine çeviren gelişmeler oldu. Bunların başında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artan güvenlik tehdidi işleri biraz tersine çevirdi. Komşu ülkelerde yaşanan sorunlar ve savaşlar, bize yansıyan bazı olaylar toplantı organizatörlerini ve katılımcıları tedirgin etti. Toplantı sayılarında azalmalar, yapılabilen toplantılarda ise katılımcı sayısında önceki yıllara kıyasla azalmalar gördük.

Bu durumun geçici olması, ülkemizde güvenlik algısının iyileşmesi ile azalan yabancı ilgisinin artmasını umuyoruz. Bu günler geldiğinde tekrar çok sayıda uluslararası toplantı gerçekleştirebilir ve artan sayıda katılımcı ile ülkemizi hak ettiği bilimsel toplantı merkezi konumuna getirebiliriz.

Konferanslar – Toplantılar Kime Faydalı?

Yıllardır çalışma hayatımın en önemli ritüellerinden birisi kongre ve toplantılarda yaptığım konuşmalardır. Genellikle, olay şöyle gelişir: Bir telefon veya mail ile yapılacak bir toplantıda konuşma yapmak için davet alırım. Takvime bakıp, uygun olup olmadığı belirttikten sonra, toplantının kapsamı, benden beklenenler, konuşma süresi gibi detaylar bir kenara yazılır.

Bu davet genellikle tesadüfi değildir. Sizin ilgilendiğiniz konuları bilen meslektaşlarınız özellikle o konularla ilgili size ararlar ve sizin de daveti alır almaz neler anlatacağınızla ilgili planlamanız başlar.

Ameliyat araları, akşam saatleri, hafta sonundan çalınmış saatler ile konuşmanız yavaş yavaş oluşur. Toplantı gününe yakın daha yoğun bir mesai ile olgunlaşır ve sunum günü gelir. Zamanınızı en iyi şekilde kullanmaya çalışırsınız ve sunum sonrası aldığınız tepkiler, o konuyu layıkıyla ele alıp almadığınızı ortaya koyar.

İlgili konu: Son Ayların Toplantı Maratonu

Genellikle, bu sunumların maddi bir karşılığı yoktur, çoğu zaman iş gücünüzü harcadığınız için maddi kaybınız bile olabilir.

Peki bu durumda neden bu toplantı davetleri heyecan yaratır ve çoğu zaman hayır diyemeyiz? Aslında böyle bir davet başkaları tarafından o konuda bir kabul gördüğünüzün işaretidir ve bu bir cerrah için kıymet biçilemeyecek kadar önemlidir.

Ayrıca bu toplantılar sizin yaptığınız işleri daha analitik incelemenize, daha ayrıntılı bilgi toplamanıza, işleri gerek rapor gerekse resim ve video olarak daha iyi belgelemenize yol açar.

Tüm bu yönleri ile toplantılar, toplantıyı dinleyenler kadar ve belki de ondan çok toplantıda konuşma yapanlar için de yararlıdır.

Son Ayların Toplantı Maratonu

Nisan sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde Rhinoplasty Society ile bahar aylarının toplantı maratonu başladı. Bu toplantıda derneğin yönetim kurulu üyeliğine seçilerek sezonu açtık.

Ülkeye dönüşü takiben Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’nin her yıl düzenlediği Rinoplasti ve Yüz Estetiği Kursu için Edirne’ye uğradım. 11-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen bu toplantıda hem burun estetiği hem yüz estetiği konusunda konuşmalarım oldu.

İlgili konu: Konferanslar – Toplantılar Kime Faydalı?

19-20 Mayıs tarihlerinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde gerçekleşen Cerrahpaşa Plastik Cerrahi Günleri Burun Ameliyatları konusunda tam bir maraton şeklinde geçti ve 4 konuşma yaptım.

15-18 Haziran 2017’de ise Uluslararası Eurasian Plastik Cerrahi toplantısı İstanbul’da gerçekleşti ve bu toplantıda biri meme küçültme, diğeri burun ameliyatlarında yenilikler konulu 2 konuşma yaptım. Ayrıca 2 moderatörlük de yaptığım bu toplantı ile birlikte, en azından yaz sonuna kadar toplantı trafiğini tamamladığımı sanıyorum. Ancak, her zaman sürprizler olabilir.