Estetikli Ünlüler Gibi Olmaya Çalışmayın

Bazen elinde beğendiği bir ünlünün resmi ile bize başvuran hastalarımız oluyor. Fotoğraflardaki burun, ağız ve kaş yapısını bize örnek olarak gösteren ve beklentilerini anlatan kişilerin yanı sıra, zaman zaman aslında yaptıracakları bir estetik girişimle, sözünü ettikleri ünlüye benzeyeceklerini düşünenler olduğunu da söylemek isterim.

Kişinin diğer özellikleri ve hatları gerçekten o ünlüye yakın ise bunu doğal görmek mümkün. Ancak, başka hiçbir benzerlik yokken, yapılacak bir estetik ameliyatla bunu sağlanamayacağını bilmek gerekir. Aslında, her kişi kendine özeldir ve varsa bazı kusurlarını estetik girişimlerle gidermek daha doğru bir yaklaşımdır.

İlgili konu: Popo Kaldırma Ameliyatı Kimler İçin Uygun?

Ayrıca bazı ünlülerin toplum üzerindeki rol model olma özelliklerini unutmamamız gerekir. Sanatıyla beğenilen bir sanatçı, ünlü bir iş insanı veya politikacı, onu seven ve hatta hayranlık duyan insanlar üzerinde tüm yaptıkları ile de bir etki yaratıyor. Giydikleri, davranışları ve eğilimleri benimsenebiliyor.

Benzer şekilde, bir ünlünün yaptırdığı estetik girişimler daha kolay kabul görebiliyor. Bu noktada da, kişilerin moda akımlarına kapılmamaları, kendi özelliklerini bilmeleri ve buna uygun seçimler yapmaları, daha doğal ve iyi sonuçlar almalarına yol açmanın yanısıra, gereksiz işlemlerden de onları uzaklaştırır.

Dövme Sildirme Nasıl Yapılır?

Batı ülkelerinde oldukça yaygın olan dövme uygulamaları, ülkemizde de son yıllarda giderek arttı. Dövmeler yapılırken, beğenilmezse silinebileceği yönünde, aslında pek doğru olmayan bir bilginin söylendiğini biliyoruz. Halbuki dövme silinmesi oldukça zor, çoğu zaman da sorunlu bir konu.

Dövme, deri içine farklı renklerde bazı kalıcı boyaların implante edilmesi ile yapılıyor. Amaç, oluşturulan desenin varlığını bozulmadan sürdürmesi. Dövmeden kurtulmak isteniyorsa, bu boyanın deriden uzaklaştırılması gerekiyor. Bu da ancak, dövme yapımında kullanılan pigmentlere duyarlı lazer cihazları ile ve ancak kısmen mümkün.

İlgili konu: Ben Aldırma İçin Estetik Ameliyat

Çoğu zaman boya kalıntıları tam olarak uzaklaştırılmıyor ve dövmenin bütünlüğü bozulsa bile haleler şeklinde izler oluyor.

Dövme, yapıldıktan sonra kolayca çıkarılabilen bir şey değil. O nedenle, ne yapılması konusunda ve bunu ömür boyu taşımak konusunda emin olunmadan dövme yaptırılmaması doğru olur kanısındayım.

Estetik Facialardan Kaçınmak İçin Ne Yapmalı?

İnternet ve gazetelerde, estetik işlemler yüzünden oluşmuş facia diye nitelenebilecek sonuçlara rastlamak mümkündür. Hele bunların peşpeşe sıralanması durumunda, neredeyse estestik işlemlerle ilgili kuşku duyacak bir noktaya geliriz. Gelin, birlikte bu durumu inceleyelim.

Estetik faciası noktasına gelinmesinde öncelikli konu, bu ameliyatlar konusunda yeterli eğitim ve birikimi olmamasına ragmen bu işlemleri yapmaya kalkan kişilerin varlığıdır. Bunların bir kısmı, Plastik Cerrah değillerdir ve kendilerini estetikçi, kozmetik uzmanı vs gibi isimlerle tanıtırlar. Yaptıkları işlemler ve karşılaşabilecekleri sorunlarla ilgili hiçbir hazırlıkları yoktur ve çok tehlikelidirler. Karşılaştıkları sorunları genellikle küçümserler.

İlgili konu: Estetik Ameliyatından Memnun Olmayanlar Ne Yapmalı?

Estetik facialarında bir diğer sorumlu, uygulamaları yaptıranlardır. Bazen vücudun dismorfik sorunları vardır, bazen de genel eğilimleri abartarak uygularlar. Onları uyaran ve yapılacak işlemlerin sakıncalarını anlatan bir hekim bile olsa dikkate almayabilir ve kendi bildikleri ve inandıkları doğrultusunda yol alabilirler.

Estetik işlemler, profesyonel bir alandır ve profesyonellerce uygulanmalıdır. Bu konuda, en azından görüşme yaptığınız ve işlemi yaptıracağınız kişinin gerçekten Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olduğundan emin olmanız, ilgili konudaki deneyim ve birikimini sorgulamanız gerektiğini hatırlatmak isterim.

Estetik Ameliyat Sonrası Geçmeyen Yara İzi

Estetik ameliyatlar sonrası izlerin en az düzeyde dikkat çekmesi için yapılan çok şey vardır. Öncelikle, ameliyat kesileri çok dikkat çekmeyen yerlere yerleştirilir. Dikişler atılırken gergin olmamasına dikkat edilir. İşlem sonrası izleri daha çabuk yumuşatacak kremler kullanılır. Tüm bu uygulamalar, izleri tamamen yok etmek için değil -ki bu mümkün değildir- izlerin en az düzeyde dikkati çekmesi için yapılır.

Bu önlemlere rağmen, bazen izler istenildiği gibi olmaz. Bu noktada dikiş teknikleri, gerginlik gibi faktörlerin yanı sıra kişinin kendisine ait genetik faktörler de rol oynar. O nedenle, kişinin varsa daha önce geçirdiği ameliyatı sorgulanır. Amaç önceki ameliyata bağlı ize bakarak, kişinin iyileşme özelliklerini değerlendirmektir.

İlgili konu: Meme Küçültme Ameliyatında Yara İzi Ne Zaman Geçer?

Estetik ameliyat olduysanız ve oluşan izden memnun değilseniz, öncelikle en az 1 yıl geçmeden yeni bir girişim düşünmeyiniz. İzlerin olgunlaşması için geçmesi gereken süre en az 6 ay ile 1 yıldır.

Eğer iziniz aşırı gerginliğe bağlıysa ve yapılacak yeni bir girişim yeni bir gerginliğe yol açacaksa faydalı olmayacaktır; hatta izin daha da kötü olması söz konusu olabilir.

Her ameliyat bir ize yol açar. İzsiz bir kesi mümkün değildir. Önemli olan izin iyi bir yere gizlenebilmesi, az dikkat çekmesi ve zamanla daha iyiye gitmesidir.

Bacak İçin Yağ Aldırma Ameliyatı Yaptırmalı mıyım?

Bacaklarının yağ aldırarak incelmesi amacıyla başvuran hastalarımız oluyor. Genellikle, yağ aldırma işlemi ile bacaklarının bir sütun gibi olacağını düşünmekteler. Bunun ne oranda mümkün olabileceğini ele alalım.

Deri kalitesi çok iyi (gergin ve elastik bir deriye sahip) ancak, bacaklarının belirli bölgelerinde, örneğin, bacak üstü, içi, önü veya diz içinde yağlanması olan hastalarda, bu bölgelerdeki taşmaları gidererek, bacağa istenen şekli vermek mümkün.

Ancak, derinin elastikiyetini yitirdiği, selülit görüntüsünün olduğu durumlarda bunu elde etmek neredeyse imkansız. Bu ayrımı anlatmak ve kişinin muayenesini yaptıktan sonra elde edilebilecekler ile ilgili sınırları anlatmak da bizim görevimiz.

İlgili konu: Yağ Alma (Liposuction) Ameliyatı Sonrası Spor Yapmak

Diz altından, baldır ve ayak bileğinden yağ aldırmak da önemli bir konu. Bu bölgeler, dolaşımın nispeten zayıf olduğu bölgeler ve yerçekiminin etkisi ile iyileşme diğer bölgelere göre daha uzun zaman alıyor ve daha uzun sure korse giyilmesi ve masaj yapılması gerekiyor.

Özetle, bacaklardan fazlalık varsa yağ aldırmak mümkün, ancak bu uygulama deriye ait sorunları çözmekten uzaktır.

Çene Asimetrisi İçin Estetik Ameliyat

Çenenin veya çene ucunun asimetrileri travmalar, tümörler veya doğumsal nedenlerle olabilir. Çenenin tümünün eğrilikleri ortodontik tedavi ve bunun peşi sıra ameliyatlar gerektirebilirken çene ucunun eğrilikleri doğrudan cerrahi veya dolgu uygulamaları ile düzeltilebilir.

Cerrahi olarak çene ucuna yapılabilecek düzeltmeler, çene ucunun törpülenmesinden bazı kemik bölümlerin kesilmesi ve yeniden birleştirilmesine kadar değişebilir. Nadiren, yağ veya HA dolguları ile çene estetiği yapılarak, çene ucunun sınırlı eğrilikleri düzeltilebilir.

İlgili konu: Çenede Kayma İçin Estetik Ameliyat

Bazen çene ucunun eğriliği, çenenin yetersizliği ile birlikte olabilir. Çene hem küçük hem de asimetriktir. Böyle bir durumda çene ucu protezlerinin kullanımı, asimetri dikkate alınmazsa özellikle sorunludur. Çene büyür ancak asimetri daha belirgin hale gelebilir.

Mutlaka, çene ucu protezinin uygulanmasında asimetri göz önüne alınarak ve düzeltilecek şekilde plan yapılmalıdır. Bu durum, ya kemikte yapılacak değişikliklerle ya da proteze verilecek şekillendirmelerle belirlenir.

Yüzdeki Kılcal Damarlar İçin Estetik Tedavi Mümkün mü?

Yüzde oluşan kılcal damarların tedavisinde, son yıllarda geliştirilen lazerler başarılı sonuçlar vermektedir. Bu lazerler, damar içindeki yapılara spesifik oldukları için deriye zarar vermeden damarı kapatmakta ve kaybolmasına yol açmaktadırlar.

Yüzdeki kılcal damarların tedavisine başlamadan önce muayene edilerek bu yapıların kılcal damar olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Derinin rengi, pigment değişiklikleri, varsa başka deri lezyonlarının incelenmesi, kişinin lazer tedavisinden yarar görüp görmeyeceğinin belirlenmesinde etkilidir.

İlgili konu: Thermage Radyo Dalgaları ile Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Hakkında

Lazer tedavileri bazen birkaç seans gerektirebilir. Lazerle düzelen kılcal damarların daha sonra tekrar ortaya çıkışı nadir değildir. Tekrarlayan tedavilerle kalıcı sonuç sağlanabilir.

Ben Aldırma İçin Estetik Ameliyat

Vücutta değişik yerleşimli benlerin görülmesi yaygın bir durumdur. Bazı kişilerde, genetik nedenlerle benler görülürken, bazen güneş, kimyasal iritanlar nedeniyle ya da yaşlanma sürecinde benlerin arttığına şahit oluruz.

Her benin cerrahi olarak alınması gerekmez. Tıbbi nedenlerle benlerin alınması bazı kriterlere bağlıdır. Büyüyen, renk değiştiren, sürekli travmaya uğrayan, bakıldığında renk açısından ve kenarları düzensiz, kanayan veya yara oluşturan benleri almak gerekir. Bunlar alındığında patolojiye yollanarak yapıları hakkında tam bir rapor elde edilir.

İlgili konu: Estetikle Yara İzi Geçirilebilir mi?

Tıbbi nedenlerle alınması gerekmeyen benlerin de bir kısmı, bulundukları yer itibariyle dikkati çeker ve alınmaları estetik nedenlerle istenebilir. Bu durumda da, benin alınması dikkati çekecek bir iz bırakmayacaksa işlem yapılabilir. Bu karar, benin bulunduğu yere, büyüklüğüne, kişinin deri özelliklerine ve daha önce varsa geçirdiği ameliyat izlerine bakarak karar verilir.

Vurgulamak isterim ki, cerrahi olarak derinin küçük veya büyük çıkarıldığı bir yerde mutlaka iz kalır. Önemli olan bu izin dikkati çekmeyecek özelliklerde olmasıdır. Rengi iyi, deri çizgilerine gizlenmiş bir iz pek dikkati çekmez. Buna karşın, uzun, yeri itibariyle deri çizgilerine uygun olmayan yerleşimli izler daha çok dikkati çeker.

Ayak Bileğine Liposuction Olur mu?

Bazı kişilerin ayak bileği gerçekten dikkati çekecek kalınlıkta olabilir. Baldırdan bileğe doğru bir incelme görünmeyen bu kişilerde, etek ve ayakkabı gibi giysilerde arzu edilen görünüm olmadığı için bir çözüm arayışı söz konusu olabilir.

İlk yapılması gereken, bileğin kalın olup olmadığına bakılmasıdır. Eğer sorun, baldırın inceliği ise çözüm çok daha farklıdır. Bilek gerçekten kalın ise bu kalınlığın deri altı yağ dokusunun kalınlığına mı, yoksa kemik ve kas bağ dokusunun yapısına mı bağlı olduğuna bakılmalıdır.

İlgili konu: Estetik Ameliyatta Kararsızlığı Yenmek

Eğer yağ dokusu fazlaysa, liposuction ile yağ alarak inceltme mümkündür. Kemik ve bağ dokusuna bağlıysa ise bir işlem önerilmez.

Ayak bileğine liposuction uygulaması diğer bölgelerden biraz farklıdır; iyileşme daha yavaş, ödem dönemi daha uzundur. Baskılı korselerin özenle giyilmesi, ilk günlerde hareketlerin kısıtlanması iyi bir sonuç için şarttır.

Göğüs Büyütme Ameliyatı Emzirmeyi Engeller mi?

Göğüs büyütme ameliyatı sonrasında emzirmenin mümkün olup olmadığı sıkça sorulan sorulardan biridir. Meme estetiği çerçevesinde bu sorunun cevabını vermeden önce memenin yapısı ve süt verme fonksiyonu ile ilgili bazı bilgileri vermekte yarar var.

Meme dokusu içinde süt oluşumunu sağlayan guddeler vardır. Burada oluşan salgı süt kanalları boyunca ilerleyerek çocuğun emebileceği bir şekilde meme ucuna erişir. Meme büyütme ameliyatları sırasında kullanılan silikon protezler, anlatmaya çalıştığım meme dokusunun arkasına veya meme dokusunun arkasında yer alan kasın da arkasına yerleştirilir. Anatomik olarak silikon protezin meme dokusu içinde salgı oluşmasına engel olması söz konusu değildir.

İlgili konu: Meme Büyütmek İçin Ameliyatsız Dolgu Mümkün mü?

Bu durumda akla gelen soru, oluşan salgının meme ucuna erişimine protezin olumsuz bir etkisi var mıdır? Protezin yerleştirilme biçimine göre süt kanalları kısmen etkilenebilir. Meme dokusunun altından yapılan bir kesiyle yerleştirilen silikon protezin süt kanallarına hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Kesi meme ucundan yapılmışsa, kullanılan tekniğe bağlı olarak protezin yerleştirilmesi sırasında, meme dokusunun arkasına ulaşmak için yapılacak işlemde süt kanallarının bir kısmına zarar verilebilir. Yaklaşık %10-20 civarında süt kanallarının etkilenmesi aslında pratikte kişinin süt verme fonksiyonunu etkilemez. Ancak, gene de teorik olarak süt kanallarının etkilendiği söylenebilir.

Silikon içeriğin süte karışıp karışmadığı konusunda yapılan çalışmalar sınırlı olmakta birlikte, özellikle son yıllarda kullanılan daha yoğun silikon içerikli protezlerle, süte karışan ve emzirmeyi etkileyecek anlamlı bir silikon miktarından söz edilmemektedir.