Göz Kapağı Düşüklüğü İçin Estetik Tedavi

Göz kapağının düşüklüğü genellikle yaş ilerledikçe karşımıza çıkan bir sorun olmakla birlikte bazen çok küçük yaşlarda da görülebilir ve göz kapağı estetiğini gerektirebilir.

Göz kapağını kaldıran kasın, doğumsal nedenlerle ya da kas zaafiyeti ve travmalar ile zayıflaması çok küçük yaşlarda bile uykulu ve yorgun bir bakış yaratır. Bu sorunun düzeltilmesi, göz kapağını kaldıran kasın yeniden ayarlanması ile mümkündür.

Yaşla birlikte göz kapağındaki fazla derinin düşüklüğe yol açması bir yaşlanma sorunudur ve çözümü farklıdır. Kaşla göz kapağı arasındaki deri hesaplanır, fazla bölümü uzaklaştırılır, yumuşak dokuda varsa yağ ve kas dokusunda yeni düzenlemeler yapılır ve daha diri, dinlenmiş bir bakış sağlanabilir. Kaşlarda da bir düşüklük söz konusu ise işlem kaş estetiğini de içermelidir. Bu ayrım ameliyattan önce yapılması ve planlanmalıdır. Kaşlar dikkate alınmazsa, üst göz kapağında yapılan işlem yeterli olmayabilir.

Göz kapağı düşüklüğünün erken dönemlerinde, botox tedavisi geçici de olsa alternatif bir çözüm sunar. Bu yolla, kaşları biraz yükselterek üst göz kapağındaki yığılma azaltılabilir. Estetik ameliyatla girişimin daha ileri bir tarihte yapılmasına olanak sağlar.

Estetik Ameliyatından Memnun Olmayanlar Ne Yapmalı?

Bazılarımız doğumsal anomaliler ile doğarız, bazen de hayat yolculuğumuzda geçirdiğimiz kazalar, şansızlıklar, hastalıklar ya da yaşam biçimimizdeki bazı olumsuzluklar vücudumuzu görünür şekilde veya içten deforme eder.

Bunları daha iyi hale getirmek için uğraşırız, bu sorunları azaltmaya, giderebiliyorsak gidermeye çalışırız.

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, gerek estetik gerekse rekonstrüktif alanda bu konuda bize yardımcı olan bir uzmanlık alanıdır. Ancak, bazen ne kadar iyi planlansa da ve ne kadar ustalıkla gerçekleştirilse de bazı ameliyatlarda istenen sonuçlar sağlanamayabilir veya elde edilen iyi bir sonuç zaman içinde değişebilir.

Bunların oranlarını işlemden önce sorgulamakta yarar vardır. Örneğin, burun estetiği sonrası 1. yılda revizyon denilen yeniden küçük de olsa bir müdahale gereksinimi %5-10 arasında değişir. Bu oran cerrahtan cerraha değişebileceği gibi kişinin işlem öncesindeki muayenesinde özel bir olumsuzluk varsa artabilir de.

İlgili konu: Meme Estetiği Ameliyatında Doktor Seçimi

Peki ameliyatı oldunuz, gerekli iyileşme sürecini geçirdiniz ve sonuç istediğiniz gibi olmadı. Bu durumda, ne yapmalısınız?

Öncelikle paniğe kapılmamalı, ilk iş olarak işlemi yapan cerrahınızla durumu değerlendirmelisiniz. Eğer sorunun farkında ve size olası neden ve çözüm yolları ile ilgili net bir cevap verebiliyorsa önerilerini dinlemeniz en iyi yol olacaktır. Görüşmeniz tatmin edici olmadı ve aklınızda cevaplandıramadığınız sorular varsa ikinci bir görüş (konsültasyon) düşünebilirsiniz. Bu konuda, görüş alacağınız kişiyi kendiniz araştırıp bulabileceğiniz gibi, size ameliyat eden hekimden de bir yardım isteyebilirsiniz. Ancak bundan sonra yol haritanızı sağlıklı bir şekilde belirleyebilirsiniz.

Dünyada varolan tüm iş ve ürünlerde olduğu gibi sağlık alanında üretilen ve yapılan işlerde de komplikasyon, istenmeyen sonuç olarak adlandırdığımız olumsuzluklar karşınıza çıkabilir. Bunların oranları karşılaşma olasılığı önceki deneyimlerden bilinir. Bunları mutlaka yaptıracağınız işleme karar vermeden araştırınız.

Estetik Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Sigara ve alkolün genel sağlıkla ilgili sakıncaları konusunda çok sayıda makale ve çalışma vardır. Peki, sigara ve alkol kullanımı genel zararları dışında ayrıca estetik ameliyat öncesi ve sonrasında da ilave olumsuz sonuçlar doğurur mu?

Sigara ve alkolün uzun dönemli kullanımlarının dolaşım, sinir sistemi ve organlar üzerindeki etkisinin yanı sıra kullanıldıkları anda görülen akut etkileri de vardır.

Örneğin, sigara içildiği anda damarlar üzerinde büzücü bir etkiye sahiptir ve bu etkinin ameliyat sırasında kesilen ve onarılan dokular üzerinde iyileşmeyi azaltıcı bir etkisinden söz edilebilir. Özellikle uzun kesilere sahip karın estetiği ve meme ameliyatlarından sonra sigara içilmesinin ilk günlerde sınırlandırılması önemlidir. Aynı şekilde, yüz gençleştirme ve germe ameliyatlarında da ameliyattan sonra sigara içilmesi yara iyileşmesini geciktirmekte ve kötü izlere yol açabilmektedir.

İlgili konu: Kimler Burun Ameliyatı Olmalı?

Alkolün etkisi dozla çok ilintilidir. Ameliyat öncesi günlerde, aşırı alkol tüketilmesi, karaciğere binen yükü arttırmakta ve anestezi riskini yükseltmektedir. Her ne kadar son yıllarda kullanılan anestezi ilaçlarının karaciğere etkileri azaltılmış olsa da ameliyattan önceki günlerde aşırı alkol kullanımından kaçınmak doğru bir yaklaşım olur.

Son yıllarda ameliyatların planlanmasında, ameliyat ve anestezinin kişinin günlük ve sosyal hayatını en az etkileyecek şekilde planlanmasına özen gösterilse de alkol ve sigaranın genel olarak olumsuzluklarının bilinmesi ve ameliyat döneminde kullanımın sınırlandırılmasında büyük fayda vardır.

Yüz Törpüleme ve Yüzden Yağ Aldırma

Son yıllarda, zaman içinde yüzde oluşan yumuşak doku kayıpları ve hacim azalmaları ve bunların dolgular, yağ enjeksiyonları ile desteklenmesi konularına sıkça rastlanmasına rağmen yüzde hem kemik hem de yumuşak dokudaki fazlalıkların giderilmesi, azaltılması ve şekillendirilmesi ile ilgili bilgiler azınlıktadır.

Buna karşın, çene ucunun aşırı belirgin olması, elmacık kemiklerinde genetik nedenlerle fazlaca belirginlik veya yanak ve yüzde yağlı dokuda artış nedeniyle bize başvuran kişiler de vardır.

Burada doğru tedavi yaklaşımı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Temel yaklaşım, sorun neredeyse ona dönük bir plan oluşturulmasıdır. Kemikteki bir problem kemiğe dönük bir işlemle giderilmeli, yumuşak dokudaki bir fazlalık için yumuşak doku hedef alınmalıdır.

İlgili konu: Kaş Arası Dolgu ve Botox Tedavisi

Sınırlı fazlalıklarda çene ucu ve elmacık kemiğinin törpülenmesi mümkündür. Dışarıdan fark edilmeyecek kesiler ile girilerek kemikler törpülenebilir. Belirgin bir değişiklik sağlamak gerekiyorsa kemikleri keserek doku çıkarmak gerekebilir. Bunlar daha komplike girişimlerdir ve kemiğin kesildikten sonra sabitleştirilmesini gerektirebilirler.

Yumuşak dokudaki fazlalıklar için en etkili yöntem yağ dokusunun alınmasıdır. Kullanılan yöntem genellikle, vaser veya laser liposuction işlemidir.

Yanaktaki dolgunluğun giderilmesinde kullanılan bir diğer yöntem, ağız içinden bir kesi yaparak, doku aralığında mevcut bir yağ paketi olan Bişa yağ yastığını çıkartmaktır. Avurdun çökertilmesi olarak da adlandırılan bu işlem, uygun seçilmiş olgularda etkin bir yöntemdir.

Kaş Arası Dolgu ve Botox Tedavisi

Kaş arasında belirgin çizgiler, kişiye sert bir ifade verir ve bu çizgiden kurtulmak için kaş estetiği için plastik cerrahlara başvuranların sayısı hiç de az değildir. Bu çizgiler genellikle iki türlü karşımıza çıkarlar.

İlki, dinamik çizgiler dediğimiz, sadece kişi mimik yaparken beliren ve sabit duruşta anlaşılmayan çizgiler. Bu durum hemen hemen her yaş gurubunda görülebilen, kimilerinde hafifçe, kimilerinde ise daha derin bir hat halinde dikkati çeken bir mimik çizgisidir. Çözümü sadece botox uygulaması ile mümkündür. Botox uygulamasından 2 hafta sonra, kişinin kaşlarını çatması durumunda bile, çizgi belirgin değildir.

Statik çizgi diye adlandırdığımız çizgiler ise kişinin kaşlarını çatmamasına ragmen kaş arasında belirgin olarak görülen çizgilerdir. Bu çizgiler genellikle dinamik çizgilerin uzun yıllar tekrarı ile oluşan ve yerleşen çizgilerdir. Bunların çözümü sadece botox ile mümkün olmaz. Botox uygulaması bu çizgileri azaltsa bile çizgi belirgindir ve daha kalıcı bir kaş ameliyatı çözümü için altlarının Hyalunorik asit gibi dolgularla doldurulması gerekir.

Kaş ortasındaki kalıcı çizgilerin giderilmesinde, botox ve dolgu tedavisi kullanılacaksa bunların aynı anda kullanılması mümkündür, ancak, önce botoxun yapılıp elde edilecek sonucun 2 hafta sonra değerlendirilmesi ve sonrasında kalan çizginin HA ile doldurulması da tercih edilebilir.

Kepçe Kulak Ameliyatı Sonrası Sargı Ne Zaman Çıkarılır?

Kepçe kulak ameliyatı çoğu zaman 6 yaş ve sonrasındaki çocukluk döneminde yapılır. Bu dönemde, estetik ameliyat olmaya fırsat bulamamış, ilerleyen yıllarda bu konuda adım atan kişiler de vardır.

Hangi yaşta olursa olsun, kepçe kulak ameliyatında kullanılan tekniklerde, kulağın şeklini belirleyen kıkırdak yapı birbirinden farklı uygulamalar ile biçimlendirilir. Ameliyat bittiği zaman yapılan sargının iki temel amacı vardır.

İlki, hafif bir baskılı sargı ile ameliyat bölgesinin aşırı şişmesini engellemek ve böylece iyileşme sürecini hızlandırmak ve hasta konforunu sağlamaktır. İkincisi ise, kişinin ve çevresinin, bu ameliyat konusuna dikkatini çekerek travma veya benzeri zarar verebilecek bir hareketten kaçınmalarını sağlamaktır.

Kepçe kulak ameliyatı sonrası sargı genellikle her iki kulağı kavrayacak şekilde başı sarar ve 4-5 gün sonra açılır. Bu arada ödem gerilemiş ve kişi başında bir sargı olmadan da rahatlayacak hale gelmiş olabilir. Bazı estetik cerrahlar, ameliyat sonrası hiçbir sargı uygulamasalar da bu yaygın bir uygulama değildir.

Meme Küçültme Ameliyatında Yara İzi Ne Zaman Geçer?

Meme küçültme ameliyatı, meme dokusunun ve aynı zamanda az veya çok meme derisinin de bir miktar çıkarılarak, memeye yeni ve daha küçük bir form verilmesi ameliyatıdır.

Meme ameliyatında, kullanılan tekniğe bağlı olarak, meme başının çevresi, meme başından meme altına doğru bir dikey çizgi şeklinde ve/veya meme altı kıvrımında yer alan bir dikiş hattı ve buna bağlı yara izi kalabilir. Kullanılacak teknik meme cerrahının seçimine bağlı olduğu kadar, memenin büyüklüğü, deri yapısı ve kalitesi ve istenilen küçültme miktarı gibi çeşitli faktörlere de bağlıdır.

Genellikle iri ve sarkık memelerde yara izi daha geniş bir alandadır, daha küçük memelerde daha sınırlı tutulabilir. İzin boyu ne olursa olsun, genellikle ilk aylarda iz daha kırmızı ve daha dikkati çeken özelliklerdedir. 3-4 ay sonra renkte açılma, varsa kabarıklığında azalma ve hassasiyetinde düzelme beklenir. Genellikle ameliyattan sonra, son hali olmasa da 1. yılda olabilecek iyi bir noktaya gelmiş, rengi açılmış ve kabarıklığı düzelmiştir. 1. yıldan sonra, yara izinde yavaş da olsa iyileşme süreci devam eder.

Kişinin açık tenli oluşu iz açısından avantajlı iken, koyu ten bir dezavantajdır. Meme küçültme ameliyatı olacak kişilerin, meme üzerinde az veya çok bir iz kalacağını bilmeleri ve bunun kaçınılmaz olduğunu kabul etmeleri gerekir. İzler, dekolte bölgesi dışındaki alanlara yerleştirmeye çalışılır ve memenin izin verdiği ölçüde kısa tutulur.

Estetik Ameliyatta Kararsızlığı Yenmek

Bir insanın yüzü veya vücudunda bir değişiklik yaratacak girişimleri önce düşünmeye başlaması, sonra da bunları gerçekleştirmek için adımlar atması önemli bir zihinsel hazırlık gerektirir. Bu süreç, kimileri için daha kolay ve hızlı olurken, bazı kişiler için gerçekten içinden çıkılamaz hale gelebilmektedir.

Bu sürecin kolaylaştırılmasında ya da doğru bilgilerle kişinin karar verme sürecine yardım edilmesinde, estetik ameliyat doktorunun önceki tecrübelerinden yola çıkarak ve bu konudaki bilgilerini kullanarak oynadığı rol yadsınamaz. İletişimin, sağlıklı bir görüş alışverişinin buradaki önemi, en az yapılacak cerrahi (veya cerrahi olmayan) girişimin detayları kadar önemlidir.

Estetik ameliyatlarda, karar süreci gerçekten hafife alınamayacak önemdedir. Kişinin önce kendisine, ne yapmak istediğini sorması, daha sonra bu süreçle ilgili bilgilenmesi, son olarak da kendini hazır hissettiği anda karar alarak uygulamaya geçmesi beklenir.

Plastik cerrah ise tüm aşamalarda, kendisine estetik bir işlem için başvuran hastanın doğru bilgilenip bilgilenmediğini, yeterince hazır hale gelip gelmediğini ve uygulama konusunda kararlılığını anlamaya çalışmalı ve bu sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olmalıdır.

Çene Törpületme ve Çene Estetiği Hakkında

Çenenin büyük olması durumu, özellikle kadınlarda, yarattığı sert ifade ile bir sorun olarak görülebilir. Eğer alt çene tümüyle büyük ve diş kapanımını etkiliyorsa ortodontik tedavi ve sonrasında çeneyi olduğu gibi küçülterek geriye alan ortognatik ameliyatlar yapılır.

Çene kayması gibi durumların olmadığı, sadece çene ucunun büyük olduğu ve diş kapanımının düzgün olduğu durumlarda, çene ucunun küçültülmesi için yapılabilecek cerrahi girişimler vardır. Bunları iki gruba ayırabiliriz. Ağız içi veya çene altında yapılacak bir kesi ile çene ucunun doğrudan törpülenmesi sınırlı da olsa bir küçülme sağlar.

İlgili konu: Kimler Dudak Estetiği Yaptırmalı?

Daha belirgin bir çene ucu küçültülmesi gerekiyorsa yapılacak çene estetiği işlemi biraz daha komplike bir cerrahidir. Ağız içi veya çene altından yapılacak bir kesi ile çene ucu kemiği ortaya konur. Ucu korunarak kemiğin arasından bir segment çıkarılır ve kemik kısaltılmış haliyle yeniden tespit edilir.

Cerrahi uygulamalardan doğru olanın seçilmesi ve elde edilecek sonucu değerlendirmek için alçı kalıplar veya bilgisayar eşliğinde simülasyon çalışmaları yapılabilir. Bu çalışmaların sonucunda kullanılacak tekniğe karar verilir.

Popo Kaldırma Ameliyatı Kimler İçin Uygun?

Kalçanın biçimi ve volumü ile ilgili estetik cerrahi kriterler toplumdan topluma değişiklikler gösterir. Avrupalı kadınların kalçası daha küçük iken, Latin Amerika’da iri kalça daha çok kabul görür.

Vücut estetiğinde kalçanın büyüklüğü dışında, biçimi ile ilgili çok farklı kriterler vardır. En çıkıntılı yeri, kıvrımları kalçanın daha estetik veya deforme görünmesine yol açar. Kalça biçimlendirilmesi, sanıldığının aksine oldukça komplike bir işlemdir. Bir askı ipi ile kalçanın şeklinin düzeltilmesi için uygulamalar tarif edilmiş olsa da bunların başarı oranları çok düşüktür.

İlgili konu: Kavitasyon Nedir, Zararları Nelerdir?

Kalçanın şekillendirilmesinde, bazı bölgelerden yağ dokusunun alınması ve bazı bölgelere yağ enjeksiyonu, gerekirse silikon kalça protezleri kullanılması, deride sarkma varsa deriyi kesen ve geren işlemlerin kombine edilmesi gerekebilir.

Bu kararların verilmesi, kişinin yaşı, doku özellikleri ve isteği göz önünde bulundurularak mümkündür.