Yüz Ameliyatlarından Sonra Araba Kullanmak Tehlike Yaratır mı?

Yüz ameliyatları basit üst göz kapağı girişimlerinden tüm yüze yapılan uzun gençleştirme ameliyatlarına kadar geniş bir spektrumdadır ve iyileşme süreçleri hepsinde farklıdır.

Üst göz kapağı ameliyatları bunlar arasında en hafif sayılabilecek işlemlerdir ve ertesi gün bile araba kullanmaya izin verir. Buna karşın, göz kapakları ile tüm yüze birlikte yapılan girişimlerde, en az 3-4 gün kadar araba kullanmamak doğru olur. Ameliyat bölgesinde oluşan şişlikler, özellikle alt göz kapağı ameliyatlarında bulanık görmeye, gözün mesafeye adaptasyonuna engel olabilir.

İlgili konu: Göz Kapağı Düşüklüğü İçin Estetik Tedavi

Uzun ameliyatlar sırasında alınan anestezi birkaç gün süreyle konsantrasyon eksikliğine yol açabilir. Ameliyat sonrası ağrıyı kontrol etmek amacıyla verilen bazı ilaçlar ve sedatifler uykuya eğilimi arttırabilir.

Tüm bu nedenlerle, yüz ameliyatlarından sonra birkaç gün araba kullanmamak doğru olur.

9th Bapras Congress + Day Aesthetic Symposium

Dr. İsmail Kuran has presented 3 lectures in BAPRAS (Balkan Countries Plastic Surgery Society).

The meeting was held in Makedonia Palace Hotel /Thessaloniki, Greece between 17-20.9.2015. Dr. Kuran has presented his experience in Breast Reduction, Breast Augmentation and Secondary Rhinoplasty.

IMG_1938

IMG_1941

IMG_6499post

Estetik Ameliyat Öncesi Hangi İlaçlar Alınmamalıdır?

Genel olarak estetik ameliyatlardan önce kan sulandırıcı ilaçlardan kaçınmak gerekir. Bunların başında da aspirin gelir. Aspirin çeşitli amaçlarla, farklı yaş guruplarında yaygın olarak kullanılan bir ilaçtır.

Ağrı ve ödem giderici olarak sıkça kullanılan aspirin aynı zamanda kanı sulandırır ve kanamaya yol açabilir. Ameliyatlardan 1 hafta – 10 gün önce aspirin alınmasına ara verilmeli, ameliyattan sonra da 1 hafta kadar alınmamalıdır.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Kan sulandırma etkisi olan bitkisel ilaçlar ve destek amaçlı antioksidanların da ameliyattan sonra alınmaması gerekir. Kalp ve damar ameliyatlarından sonra verilen kumadin, heparin gibi ilaçların da kullanımı, kardiologların denetimi altında sınırlandırılır.

Bazı psikolojik ve nörolojik durumların tedavilerinde kullanılan ilaçların anestezi ile etkileşimi olabilir. Bu nedenle, kullanılan tüm ilaçlar ameliyattan önce doktora bildirilmeli ve kullanımları ile ilgili bilgi alınmalıdır.

Burun Ameliyatından Sonra Kaç Defa Pansuman Yapılır?

Burun ameliyatlarından sonra hastalar genellikle bir gece hastanede kalırlar. Ertesi gün kontrolleri yapılır ve taburcu olurlar.

Burun ameliyatlarından sonra yoğun bir kontrol veya pansuman dönemi yoktur, çoğu zaman ameliyatlarda tampon kullanılmaz.

İlgili konu: Burun Estetiği Olan Kişiler Ne Kadar Sürede İyileşir?

Burun sırtına konulan bant ve kalıbın alınması için ameliyattan sonra yaklaşık 1 hafta beklenir. 1. haftada bant ve kalıpların alınmasından sonra ev bakımı için gerekli bilgiler verilir ve bir şikayet yoksa ameliyattan sonra 3. ay, 6. ay ve 1. yıl kontrolleri yapılır.

Bu süreç içinde nadiren, burun içi temizliği, erimeyen dikişlerin alınması ve bazı kabukların temizlenmesi için ara kontroller gerekebilir.

Meme Ameliyatından Sonra Morluk Olur mu, Ne Zaman Geçer?

Bir estetik ameliyattan sonra ameliyat alanında morluk olması genellikle iki şeye bağlıdır. İlki ameliyat alanında az veya çok kanama olması ve bunun yarattığı morluk, ikincisi de ameliyat sırasında oluşan travmanın yarattığı morluk.

Morluk belirli bir alandaysa ve altında bir sertlik yoksa genellikle önemsizdir ve birkaç gün içinde azalarak düzelecektir. Eğer morluk giderek artıyorsa ve altında bir sertlik eşlik ediyorsa o bölgeye bir kanama eşlik etmektedir. Sınırlı ise takip edilebilir, soğuk uygulamaları ve istirahat önerilir. Giderek azalırsa bu şekilde izlenebilir. Dolaşımı bozacak kadar ileriyse ameliyatla açılması, kanamanın boşaltılması gerekebilir.

İlgili konu: Meme Ameliyatı Sonrası Oluşan Ödem Nasıl Giderilir?

Meme ameliyatlarında kanama kontrolü titizlikle yapılır ve genellikle dren uygulanır. Dren bir kanamayı engellemese bile alanda biriken kanı dışarı alır ve kanama konusunda cerrahı uyarabilir. İyi kanama kontrolü ve dren kullanılması ameliyat alanında morluk gelişmesi olasılığını azaltır ve daha hızlı ve temiz bir iyileşme sağlar.

Dren alınması sonrası ya da kesi alanlarına yakın bir morluk olması, meme ameliyatlarından sonra beklenebilir. Ancak, morlukta artış ve genişleme farkedilirse doktorunuza haber vermek gerekir. Yakın takip ve gerekirse erken girişim ile önemli bir sorun olmadan tedaviniz tamamlanabilir.

Estetik Ameliyat Öncesi Doğru Doktor Nasıl Seçilir?

Estetik ameliyat olma kararı alındıktan sonra cerrah seçiminde çok sayıda faktör devreye girer. Genellikle, kişinin çevresinde tanıdığı bir doktor varsa onunla görüşmeyi tercih eder. Yakınları arasında benzer bir işlem yapılmış birisi varsa ona danışır. Son yıllarda, cerrah seçiminde internet ve sosyal medya gibi alanların ağırlığı da artmaktadır.

Dünyanın her yerinde doktor seçiminde en geçerli yol “word of mouth” yani “kulaktan kulağa” olarak adlandırılan tanıdıkların tavsiyeleri ile doktor seçmektir. En güvenilir yöntem olarak bilinen tavsiye yöntemi kadar etkili bir diğer yol, ünlülerin tercih ettiği doktorların seçilmesidir. Genel görüş, ünlülerin doğru seçimler yapacağı, dolayısıyla bir ünlünün seçtiği cerrahın iyi bir cerrah olacağı yönündedir.

İlgili konu: Burun Estetiği Ameliyatında Hasta-Doktor Mahremiyeti

Gençler arasında, hemen hemen tüm alanlarda olduğu gibi doktor seçiminde de, internet ve sosyal medyanın gücü giderek artmaktadır. En basit şekliyle, tavsiye edilen doktor internetten araştırılırken, bazen forumlar, bazı listeler yoluyla gündemde olan doktor belirlenmeye çalışılır.

İnternet ve sosyal medya geniş bir inceleme imkanı sağlasa da, en çok manipüle edilebilen, yanlış veya abartılı bilginin çok ve rahatlıkla kullanılabildiği bir alandır. Ön sıralarda yer almak için tıp ve hizmet standardı ile ilgisi olmayan parametreler kullanılabilmekte ve sosyal medyada kişileri öne çıkartmak mümkün olabilmektedir.

Doktor seçimi, nihayetinde, doktorla hasta arasında bir iletişimi ve karşılıklı olarak sağlıklı ve pozitif bir etkileşimi gerektirir. Cerraha beklentileri iyi anlatmak ve sonrasında cerrahın yapacaklarını dikkatlice dinlemek doktorla görüşmenin temel unsurlarıdır. Gerekirse, ikinci bir konsultasyon planlanabilir.

Yara İzi Olmadan Meme Ameliyatı Mümkün müdür?

Meme küçültme, meme büyütme veya meme dikleştirme işlemlerinden hangisi olursa olsun meme ameliyatları kısa veya uzun bir cerrahi kesi ile yapılır. Bu kesiler iyileşirken az veya çok iz bırakır. İzlerin daha az dikkati çeken bölgelere yerleştirilmesi, kullanılan dikiş teknikleri ile izin kalitesinin arttırılmasına çalışılır. İzler zaman içinde daha iyi bir hal alır, solar, kabarıklıkları azalır.

İzsiz meme ameliyatı için araştırmalar ve çalışmalar uzun zamandır devam etmektedir. Büyütme için, sadece enjeksiyon yöntemleri, küçültme içinse vaser liposuction yöntemleri kısıtlı da olsa uygulanabilmektedir.

İlgili konu: Emzirme Zamanında Meme Ameliyatı Olunabilir mi?

Bu yöntemlerin sağlayabileceği sonuçlar sınırlı, uygulanabileceği durumlar da kısıtlıdır. İşlem öncesi izsiz yöntemler olarak adlandırabileceğimiz yöntemleri ayrıntıları ile anlatmak ve alternatif uygulamalar ile farklarını ortaya koymak gerekir.

Meme ameliyatlarında, standart yöntemler iz bırakan yöntemlerdir. Burada izlerin kısa ve daha az dikkati çekecek şekilde olmasına çaba gösterilir.

Vücuttan Ben Aldırmak Kanser Yapar mı?

Benler ve benlere yapılacak cerrahi işlemler ile ilgili çok fazla yanlış bilgi mevcuttur. Benler genellikle, deri yüzeyinde yer alan, çoğu zaman selim renkli yapılardır. Genetik olarak bazı kişilerde daha fazla olabilir. Güneşe maruz kalma, yaşın ilerlemesi gibi nedenlerle artabilirler.

Benler genellikle, büyümüşlerse, renk değişikliğine uğramışlarsa, kenarlarında düzensizlik ve yer yer koyuluk oluşmuşsa tıbbi nedenlerle alınmaları gerekir. Bu değişimler olmasa bile bazen estetik kaygılar nedeniyle de ben aldırma istenebilir.

İlgili konu: Dövme Sildirme Nasıl Yapılır?

Cerrahi olarak alınan benler mutlaka patolojik incelemeye yollanır ve mikroskopik olarak tanı konulur. Bu işlemler sırasında, görünüşü normal olsa bile bazı benlerin kötü huylu veya geçiş döneminde olduğu saptanabilir. Patolojik sonuca göre cerrahi işlemin tekrarlanması ve dokunun daha geniş olarak çıkarılması gerekebilir.

Yapısında habis özellik olmayan hiçbir ben cerrahi işlem gördüğü için habis karakter kazanmaz. O nedenle, bir bene cerrahi işlem yapılmasının kansere yol açacağı iddia edilemez. Ancak, aslında kanser özellikleri taşıyan bir ben, cerrahi olarak üstelik yetersiz bir şekilde çıkarılırsa, doku patolojiye yollanmazsa ve dolayısıyla tanı konulamazsa, sonrasında bu habis ben (çoğu zaman melanoma) kontrolsüz bir şekilde çoğalırsa ciddi bir sorun yaratabilir. Sanırım, verdiğim bu örnektekine uygun olgular, halk arasında “bene cerrahi işlem uygulanırsa kötü olur, kansere yol açar “ görüşünün artmasına yol açmıştır.

Benler cerrahi olarak rahatlıkla çıkarılabilirler. Benlerin %90’ı selimdir ve alınmaları ile tedavi tamamlanmış olur. Alınan ben patolojiye yollanmalı, tanı habis ise ona uygun, daha geniş cerrahi veya ilave tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Hiçbir selim ben, cerrahi uygulandığı için habis olmaz.

Liposuction Ameliyatı Kaç Yaşından Sonra Yapılmalı?

Lipoosuction dünyada en sık uygulanan estetik cerrahi işlemi olma özelliğini koruyor. Yanlış beslenme, küçük yaşlarda alınan kiloların yarattığı deformiteler bu ameliyatın değerini korumasına yol açıyor. Vücuttaki yağ dağılımının bozuk olmasına bağlı oluşan deformitelerin giderilmesinde yararlı olan liposuction, yanlış uygulandığında önemli sorunlara yol açabiliyor.

Karşılaşılan en önemli sorun, liposuction’ın bir heykel şekillendirir gibi vücudu şekillendireceğine dair yanlış algı. Alınacak yağın miktarı ve yeri, vücudun özellikleri ile belirleniyor. Aşırı yağ alınması çöküntülere veya deri sorunlarına yol açabiliyor. Tekrarlayan liposuctionlar deri kalitesini olumsuz yönde etkileyebiliyor.

İlgili konu: Liposuctionda Sağlıklı Beslenmenin Önemi

Liposuction konusunda önemli bir konu da uygulamanın yapılacağı yaştır. Bu konuda özel bir kural olmamakla birlikte, çocukluk çağında bu ameliyatlar rekonstrüktif ameliyatlar dışında önerilmez. Estetik açıdan kişinin kendi vücudu ile ilgili sağlıklı karar verebileceği en erken yaş 18’dir. Bu yaştan önce sadece ileri deredece lipodistrofi denilen, vücudu ciddi oranda deforme ederek psikolojik sorunlara yol açabilen durumlarda 16 yaşından sonra bu işlem planlanabilir.

Liposuction konusundan bir diğer istisna, erkeklerde görülen jinekomastidir. Ergenlik döneminde göğsün yağlanması ile karakterize olan bu sorunun çözümü için 18 yaşın beklenmesine gerek yoktur. Oluştuktan sonra 2 yıl içinde kendiliğinden düzelmediyse genellikle düzelmez ve çözümü çoğu zaman liposuction’dır. Bu durumda bekleyerek, jinekomastisi olan çocuğun yaşam kalitesinin kötüleşmesine izin vermek ve psikolojik sıkıntılar yaşamasına yol açmak anlamsızdır. İşlemin detayları anlatılarak bu ameliyat 16 yaşından itibaren yapılabilir.

Estetik Ameliyat Öncesi Kan Tahlili Zorunlu mudur, Neden?

Bilindiği gibi sadece estetik ameliyatlarda değil, tüm ameliyatlardan önce bazı kan tahlilleri ve hazırlıklar yapılır. Bunlar genellikle, anestezi doktorunun koordinatörlüğünde gerçekleştirilir ve anestezi doktoru tarafından yapılacak bir sorgulama ve muayene ile tamamlanır.

Peki amaç nedir?

En basit anlatımı ile amaç hasta güvenliğinin sağlanmasıdır. Varsa tıbbi sorunlarının ortaya konması, gereken tedavilerin planlanması, hastanın anestezi veya ameliyat riski yüksek ise bunların ortaya konması için ameliyat öncesi hazırlık dönemi önemlidir.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Öncesi Regl Olmak Ameliyatı Etkiler mi?

Hastanın bilinen bir rahatsızlığı ve/veya kullandığı ilaçlar varsa mutlaka doktorla paylaşılmalıdır. Önceden geçirilmiş hastalık ve ameliyatların bilgisinin paylaşılması, varsa alışkanlıklarının aktarılması gerekir.

Bazen bu analizler sırasında, hastanın farkında olmadığı bazı sorunları saptanabilir. Tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, böbrek karaciğer rahatsızlıkları, hatta önemli kalp rahatsızlıkları bile hasta tarafından bilinmiyor olabilir.

Saptanan rahatsızlıklar her zaman ameliyata engel teşkil edecek rahatsızlıklar değildir. Basit düzenlemeler veya ilaç tedavileri ile ameliyat hazırlığı tamamlanabilir.

Ameliyat hazırlığı sırasında kan tahlilleri varsa bir kanama pıhtılaşma sorununu ortaya koyması açısından da çok önemlidir. Bu durumun saptanması ameliyatın daha iyi planlanmasına, önlem alınmasına ve bu yolla karşılaşılabilecek sorunların azalmasına yol açar.