Estetik Ameliyatlar Klinikte mi Hastanede mi Yapılır?

Estetik ameliyatlar genellikle ağır, hayati tehlike içeren ameliyatlar olmamalarına rağmen cerrahi işlemlerdir ve cerrahi işlemlerde uygulanması gereken prensipler önemli kurallara sahiptir.

Estetik ameliyatlar tüm ameliyatlar gibi steril ortamlarda ve steril malzemelerle yapılması gereken ameliyatlardır. İyi ışıklandırma, mükemmel bir ekip ve asepsis koşullarına uygun ortamların sağlandığı yerlerde işlemin yapılması olmazsa olmaz koşullardandır. Bu ortamların en iyi şekilde sağlandığı yerler ise hastanelerdir.

İlgili konu: Liposuction Ameliyatında Doktor Seçimi

Hem organizasyon olarak hem de yasal denetlenme açısından Türkiye’de hastaneler kliniklerden çok daha güvenli ortamlar sunarlar. Sterilizasyon imkanları daha gelişmiştir, enfeksiyon kontrol ve güvenlilikleri standartlara sahiptir.

Ülkemizde, estetik ameliyatların klinikler yerine hastanede yapılmaları, uygulama güvenliğinden kaynaklanabilecek sorunları minimum düzeye indirmiş ve kaliteli bir sağlık servisi sağlanmasına yol açmıştır.

Burun Estetiğinde Son Yıllarda Neler Değişti?

Burun ameliyatı uzun yıllardır en popüler estetik ameliyatların başında gelmektedir. Yıllardır devam eden bu ilginin arkasında burun ameliyatlarının yüzün estetik bütünlüğüne yaptığı olumlu katkının payı büyüktür.

Peki bunca yıldır burun ameliyatları en sık uygulanan estetik işlemler olmasına karşın neden teknik arayışlar ve araştırmalar devam etmektedir? Mevcut teknikler yetersiz midir?

İlgili konu: Burun Estetiği Olan Kişiler Ne Kadar Sürede İyileşir?

Bu önemli sorulara verilecek en önemli cevap, burun ameliyatlarında hala ideal bir çözüme ulaşılamadığıdır. Çok sayıda cerrah tarafından yapılan ve uygulanması nispeten kolay gibi görünen burun estetiğinde, öngörülür ve kaliteli sonuçlar almak her zaman mümkün olmamaktadır.

Bunun nedenlerine baktığımızda; öncelikle burnun çok kompleks ve 3 boyutlu bir anatomiye sahip olduğunu görüyoruz. Milimetrik değişiklikler ve açı farklılıkları bile burnun görünümünü çok değiştirebilmektedir.

Son yıllarda, burun anatomisinin daha iyi incelenmesi ile öne çıkan bazı özellikler, ameliyat sırasında anatomik bütünlüğünün korunmasının gerekliliğini bize gösterdi. Bu amaçla, hem teknikler hem de kullanılan enstrümanlar daha rafine hale getirildi. Bu da daha doğal sonuçlar alınmasına imkan verdi.

Açık Teknik Burun Estetik Ameliyatı Nedir?

Açık teknik ile burun ameliyatı, burun ucu ve burun sırtının daha iyi görünmesine yardımcı olan bir burun ameliyatı yaklaşımıdır. Tüm burun ameliyatlarında burun içinde bazı kesiler yapılır. Açık teknikte ayrıca burnun orta direğindeki deriye 3 mmlik bir kesi daha ilave edilir. Bu kesi kıkırdakların kendi konumları korunarak görülebilmelerine ve yapılan işlemin birebir etkisinin görülmesine imkan sağlar.

Kapalı teknikte ise sadece burun içinden kesi yapılır, kıkırdaklar burun deliklerinden doğurtularak dışarı alınır ve üzerlerinde çalışılarak geriye iade edilir. Kıkırdaklar doğurtulduğunda artık orijinal konumlarında değillerdir ve yapılan işlemlerin etkileri de tahminidir. Kıkırdaklar işlemden sonra yerine iade edildiğinde istenen sonuç sağlanamamışsa işlem tekrarlanır. Bu nedenle kapalı ameliyatların bir kısmı daha uzun sürebilir, bu da ameliyat alanında ödem ve şişliğin artmasına yol açar.

İlgili konu: Burun Estetik Ameliyatı Öncesi Sorulan Sorular

Açık teknik; burun ucu ve sırtının asimetrik olduğu durumlarda, kıkırdak yapılarına destek yamaları uygulanacaksa önemli avantajlar sağlar. Kıkırdaklara görerek ve net işlemler yapılabilir ve ameliyat sırasında değerlendirilebilir.

Açık teknikle yapılan ameliyatlarda iyileşmenin daha geç olduğu veya daha çok şişlik olduğuna dair yorumlar bilimsellikten uzak, hiçbir kanıta dayanmayan safsatalardır.

Kışın Estetik Ameliyat Olunabilir mi?

Estetik ameliyatların en rahat yapılabildiği mevsimler, havanın serin veya soğuk olduğu sonbahar ve kış aylarıdır.

Estetik ameliyatlardan sonra genellikle sıcaktan kaçınmak, çok terlememek, ödeme yol açan sauna ve buharlı ortamlar gibi ortamlardan kaçınmak tavsiye edilir.

İlgili konu: Lazer Epilasyon Hangi Mevsimde Yapılmalıdır?

Ameliyat alanına soğuk uygulamaları yapmak, o bölgede ödemin oluşmasını engellemesi açısından sıklıkla tavsiye edilir. Ödem gideren ilaçlar, ameliyat alanını baskılayan giysiler ve sportif aktivilerin kısıtlanması da iyileşme sürecine katkıda bulunur.

Göz ve Çevresi İçin Estetik Ameliyat Tek Çözüm müdür?

Göz çevresinde, özellikle kaş, üst ve alt göz kapağı için planlanmış klasik ameliyatların yanı sıra bunlarla kombine edilebilen ya da tek başına uygulanabilen çok sayıda ameliyatsız teknik kullanmaya başladık.

Bunların başında şüphesiz en sık uygulama, BOTOX. Özellikle, kaz ayağı çizgilerinin giderilmesinde ve üst göz kapağındaki yığılmanın azaltılmasında çok etkili.

İlgili konu: Göz Altı Torbaları İçin Estetik Ameliyat

Alt göz kapağı ile yanak arasındaki oluğun ameliyatsız giderilmesinde Hyalunorik asit dolgularının kullanımı giderek arttı. Geçici de olsa etkisi tatmin edici ve doğal. Nadiren morluk ve şişliğe yol açabilen bu tekniğin uygulanması sırasında, uygulama tekniği ve derinliği çok önemli.

Göz çevresinde bir diğer etkili uygulama radyofrekans enerjisi kullanan Thermage. Lifting etkisi ile ameliyatı geciktirme konusunda faydalı.

Son olarak, göz çevresindeki ince kırışıklıkları gidermede ve leke tedavisinde kullanılan fraksiyone lazer tedavilerinden söz edebiliriz.

Yara ve Ameliyat İzleri İçin Estetik Ameliyat Ne Zaman Yapılabilir?

Kaza sonrası veya geçirilmiş ameliyatlara bağlı izlerin giderilmesi için başvuran kişiler ne zaman estetik müdahale olabileceklerini sıkça sorarlar. Kaza sonrası oluşan yaralar dikkati çekmektedir, kişi bu bulguların bir an önce geçmesi için bir arayış içinde ve telaşlıdır. Hızla bir estetik ameliyat olmak ister, amacı hem izlerden hem de bu şekilde yaşadığı travmanın bulgularından kurtulmaktır.

Ancak erken dönemlerde yara ve ameliyat izlerine estetik girişim yapmak genellikle doğru değildir. Yara henüz olgunlaşma aşamasındadır, kollajen lifleri düzenlenmesini tamamlamamıştır, yara güç olarak zayıf ve frajildir. Bu dönemde lokal bakımlar yaparak yaranın olgunlaşmasını beklemek ve gerekiyorsa estetik bir ameliyata hazırlamak daha doğru bir yaklaşımdır. Bu dönem içinde yara güçlenir, renk ve doku kalitesi olarak daha iyi bir duruma gelir.

Bu süre yaklaşık 6 ay ile 1 yıl kadar surer. Takiben, rengi solmuş, kollajen sentezi ve düzeni tamamlanmış izin estetik cerrahi girişimi yapılabilir.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Sonrası Geçmeyen Yara İzi

Buna istisna teşkil eden durumlar da vardır. Eğer, yaranın ilk müdahalesi yanlış yapılmışsa, çok kötü bir onarım söz konusu ise, dudak, göz kapağı gibi yerlerde doku hizalanmasını bozan bir girişim söz konusu ise, beklemek yerine erken bir estetik girişim planlanmalıdır. Bu durumda yapılacak cerrahi işlemin planı da farklı olacaktır.

Yara ve izler için sadece estetik ameliyatlar yapılmaz. Kortizonlu kremler, lazer uygulamaları , silikon blok tedavileri gibi ek tedaviler de söz konusudur.

Göğüs Küçültme Ameliyatı ile Vücutta Yaşanan Değişimler

Memelerinin büyüklüğü ile ilgili meme küçültme ameliyatına başvuran hastalarla görüşmemiz sırasında anlatılan şikayetlerin bir bölümü estetik kaygılarla ilgili olsa da daha çok kişinin günlük hayatında yaşadığı sorunlar öne çıkar.

Omuz başında ağırlık izi, meme altında kızarıklık, kaşıntı, sırtta duruş bozukluğu, belde ağrı, giyim kuşamda zorluklar, spor yaparken yaşanan güçlükler kişiden kişiye değişen oran ve sıklıkta anlatılır.

İlgili konu: Göğüs Küçültme Estetiği İçin Nedenler

Gerçekten meme vücuttan dışarı doğru yapısı ile hem görünüşü hem de fonksiyonel yaşamı etkileyen özelliklere sahiptir. Büyümesi ve sarkması durumunda, kişi hayatını bu duruma adapte eden değişiklikler yapar. Küçültücü sütyen , baskılayıcı korseler, bazı tip giysilerle görünümünü kamufle etmek, bazı aktivitelerden kaçınmak gibi uygulamalar yaygındır.

Meme küçültme ameliyatı bu nedenle, sadece bir estetik ameliyat değil aynı zamanda fonksiyonlara, günlük hayata katkı sağlayan bir ameliyattır. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra göğüs küçültme ameliyatı yapılan hastaların gerek giyim kuşam konusundaki tercihlerinde, gerekse günlük yaşam aktivitelerinde rahatlama, daha rahat spor yapabilme, sırt ve bel ağrılarında azalma, omuzdaki baskıda rahatlama gibi memnuniyet veren gelişmelerden söz ettiklerine sıklıkla rastlanır.

Burun Ameliyatlarında Morluk Önlenebilir mi?

Burun ameliyatı özellikle ülkemizde, en sık uygulanan estetik ameliyatlardan biridir. İyileşmenin hızlanması, erken dönemde normal hayata dönülebilmesi, çalışmaya başlanabilmesi bu ameliyatın daha popüler hale gelmesine yol açmıştır.

İyileşmeyi hızlandırmak, morlukları en az düzeyde tutabilmek için hem hastaya hem de cerraha düşen hususlar vardır. Ameliyattan önce 1 hafta kadar aspirin, bitki çayları, antioksidan ve vitaminlerin kullanılmaması gerekli ve önemli bir önlemdir.

İlgili konu: Burun Ameliyatı ile Nefes Alma Zorluğu Giderilir mi?

Cerrah, tüm estetik cerrahi girişimlerinde olduğu gibi dokuya saygılı ve minimum travma yaratan teknik ve aletleri seçer. Son yıllarda, anatomiyle ilgili çalışmalarımızın verdiği bilgiler, cerrahi aletlerde yeniliklerle ameliyat sonrası ödem ve morluklar daha da azalmış ve iyileşme hızlanmıştır.

Ameliyatın bitiminde, hasta uyandırılırken aneztesiztin yaklaşımı, efor yaptırmadan hastayı uyandırabilmesi ve ağız mide içeriğinin temizlenmesi ile ameliyat sonrası bulantı hissinin azaltılması da iyileşmeye olumlu katkı sağlar.

Aynı tarzda cerrahi girişime, farklı hastalarda farklı cevaplar alınabileceği de unutulmamalıdır. Bazı kişiler, daha fazla şişmeye ve morarmaya yatkındırlar. Bu hastalarda bile, burun ameliyatının erken dönemi geçince iyileşme konusunda diğer hastalarla bir fark beklenmez.

Estetik Ameliyat Sonrası Alkol Kullanmak

Estetik ameliyatların bir kısmı genel anestezi altında gerçekleştirilirken bir kısmı lokal anestezi altında yapılabilir.

Genel anestezi son yıllarda kullanılan ilaçlarda gelişmelerle, özellikle karaciğer ve böbrekler üzerindeki olumsuz etkilerden büyük oranda arınmıştır.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Öncesi Sigara ve Alkol Kullanımı

Yine de hem ameliyatın yarattığı doku travması, hem de genel anestezi sırasında kullanılan ilaçlar, gerekse ameliyattan sonra verilen başta antibiyotik olma üzere ağrı kesiciler ve diğer ilaçlar nedeniyle ameliyattan sonra ilk günlerde alkol kullanımı önerilmez.

Ameliyattan sonra genellikle 2. günden sonra vücut kendini onarma işini hızlandırır, ödemler azalmaya başlar. Bu sürecin sonunda yorgunluk, halsizlik hissi azalır, iştah ve enerji artar. Bu noktadan itibaren alkol kullanımı, aşırı olmamak koşuluyla sorun yaratmaz.

Liposuction Sonrası Korse Kullanmak Şart mıdır?

Liposuction, hangi yöntemle yapılırsa yapılsın laser, ultrasound ve radyofrekans kullanılan teknikler de dahil olmak üzere, temelde küçük giriş noktalarından yapılan ve kapalı ortamdan yağı vakumla almaya dönük bir işlemdir. Plastik cerrahinin en çok uygulanan işlemidir ve iyi seçilmiş hastalarda sonuç genellikle tatmin edicidir.

Liposuctiondan sonra tartışmalı konulardan bir tanesi korse kullanıp kullanılmamasıdır. Korse ne amaçla kullanılır? İsterseniz önce bu soruya cevap arayalım. Korse, çalışılan bölgenin şişmesini sınırlamakta kullanılır. Bir başka amacı da, korse ile kişinin daha rahat etmesini sağlamaktır. Çalışılan alana sağladığı destekle korse bir konfor sağlar.

İlgili konu: Liposuctionda Sağlıklı Beslenmenin Önemi

Korseler teknolojideki ilerlemeler ile çok incelmiş ve kullanımı kolaylaşmıştır. Korsenin aşırı sıkmaması ve rahatsızlık vermemesi beklenir.

Kullanım süresi çalışılan bölgenin genişliği ve şişliğin seyrine göre değişir. Birkaç haftalık bir kullanım genellikle yeterlidir. Alan hala şişse ve hasta korseyi çıkardığında rahat etmiyorsa korse daha uzun süre kullanılabilir.

Gece kullanımı genellikle daha sınırlı, gündüz kullanımı ise daha uzundur. Özetle, liposuction sonrası korse kullanımı iyileşmeyi hızlandırması ve hasta konforunu arttırması için kullanılan yardımcı bir araçtır ve kullanımı bir kaç hafta ile sınırlıdır.