Meme Protezlerinin Bir Süre Sonra Değiştirilmesi Gerekir mi?

Meme protezi bir yedek parça gibi ömürlü müdür? Belirli bir süre sonra değiştirilmesi gerekir mi?

Bu sorular; meme protezi ile göğsünü büyütmek isteyen kişiler tarafından plastik cerrahlara sıkça sorulur. Meme protezlerinin değiştirilmesini gerektiren tıbbi veya estetik durumlar olabilmekle birlikte, sadece protezin ömründen dolayı bir süre sonra değiştirilmesi gerekmemektedir. Şeklinden ve büyüklüğünden bir şikayet yoksa ve meme protezi herhangi bir soruna yol açmamışsa, meme protezlerinin değiştirilmesi gerekmemektedir. 50 yılın üzerinde aynı protezle yaşıyan çok kişi vardır.

İlgili konu: Meme Büyütme Ameliyatında Kullanılan Silikon Çeşitleri

Aslında, meme protezi alanındaki teknolojik gelişmeler, hem protezlerin kılıflarında, hem de içeriklerinde standartları çok yükseltmiştir. İnsan ömrüyle kıyaslanmayacak uzunlukta yapısını koruyabilecek şekilde tasarlanmışlardır. Bu nedenle; meme protezlerinin sadece ömrü dolduğu için değiştirilmeleri söz konusu değildir.

Hangi durumda protezlerin değiştirilmesi gerekir? Tıbbi nedenler olarak, kapsül kontraktürü, protezin çevresinde aşırı sıvı birikmesi, enfeksiyon gibi nedenler protezlerin çıkarılması veya değiştirilmesini gerektirebilir. Ayrıca, memenin daha büyük veya daha küçük olması isteniyorsa ya da memede doğum, kilo değişikliği gibi nedenlerle sarkma oluşmuşsa ve bunun düzeltilmesi isteniyorsa protezin değiştirilmesi gerekebilir.

Meme protezlerinin net bir ömrü yoktur. Meme protezi uygulandıktan sonra belirli aralıkla kontroller yaptırmak esastır.

Estetik Ameliyata Gelirken Nasıl Bir Kıyafet Giyilmeli?

Aslında estetik ameliyata giderken nasıl bir kıyafetle gittiğinizin bir önemi yok. Ameliyata girmeden, hazırlık aşamasında özel gömlekler giyilmesi ve planlamanın yapılması gerekiyor. Daha çok hazırlık yapmanız gereken konu, hangi işlemin yapılacağından bağımsız olarak, estetik ameliyatlardan sonra evinize dönerken rahat bir kıyafetinizin olması.

Yumuşak, kolay giyilen, tercihen önden tamamen açılıp kapanabilen (fermuarlı veya düğmeli) bir kıyafet, hem ameliyattan sonra rahat giyinip çıkarabilmeniz açısından hem de kontrolünüzü yaparken doktorunuzun işinizi kolaylaştırması açısından çok önemli.

İlgili konu: Burun Estetik Ameliyatından Kaç Gün Sonra İşe Giderim?

Yüz estetiğinde ve burun ameliyatlarında bu tür bir giysi, ameliyat bölgenize hiç dokunmadan giyinip çıkarmayı kolaylaştırırken, meme ameliyatında ve karın ameliyatında, kollarınızı çok kaldırmadan giyinebilmenizi de kolaylaştırmaktadır.

Kıyafetinizin, mevsimin şartlarına uygun kalınlıkla olması, üşümenizi veya aşırı terlemenizi de önleyecektir. Giyeceğiniz iç çamaşırların da aşırı sıkmaması size rahatlatacaktır.

Aynı şekilde rahat edebileceğiniz topuksuz bir ayakkabı da daha rahat yürüyebilmenizi sağlayacaktır.

Meme Estetiğinde Kullanılan Silikon Patlar mı?

Meme estetiğinde kullanılan silikon protezler, dışta bir silikon zarf ile içinde genellikle farklı kıvamlarda silikon jellerden oluşur. Silikon zarfın tuzlu su ile doldurulduğu protezler artık pek tercih edilmemektedir.

Protezlerin jel içeriğine, akışkanlığına göre kohesivite denir ve bu değişen derecelerde olabilir. Daha sıvı gibi olan silikonlar düşük kohesiviteye sahipken, akışkanlığı az olan protezlerde yüksek kohesiviteden söz edilir.

Son yıllarda giderek artan oranlarda daha kosesif protezler tercih edilmektedir. Bunlar hem şeklini daha iyi koruyan protezlerdir, hem de yoğun oldukarı için silikon zarfın dışına sızma olasılığı düşüktür.

İlgili konu: Meme Ameliyatı Sonrasında Silikonda Sertlik Hissetmek

Protezlerdeki silikon içeriğin, silikon zarfın dışına çıkması nadir bir durumdur, ama imkansız değildir. Ameliyat sırasında, iğne veya delici bir cisimle silikon zarfın zedelenmesi, üretim aşamasında, testlerde gözden kaçan bir kaçak son derece nadir ihtimallerdir.

Bazen, protezin çevresinde oluşan kapsül, protezde oluşan bir katlanma, protez kılıfında aşınmaya yol açarak yırtılmaya ve bu yırtıktan jelin dışarı sızmasına yol açabilir. Jel içeriğinin yoğun olması, akışkanlığın az olmasıyla, böyle bir durumda, içeriğin protezin dışına sızması olasılığını azaltır.

Silikon meme protezleri, oldukça dayanıklı yapılardır. Genellike, protezleri örten kapsül yapısından kaynaklanan bir zorlanma olmazsa, uzun yıllar değişmeden kalabilirler. Silikon meme protezi uygulanan kişilerin, 40 yaşının altında bir şikayetleri olursa, 40 yaşının üstünde iseler yılda veya 2 yılda 1 meme ultrasonu yaptırmaları ve gerekirse meme MR’ı çektirmeleri doğru olur.

Ani Kilo Veren Kişilerde Estetik Ameliyatla Sarkıklık Gidermek

Son yıllarda, aşırı kilolu kişilerde, bariatrik cerrahi adı altında, mid eve bağırsak sistemini etkileyen ameliyatlarla ani ve ciddi miktarlarda kilo verilmesi sağlanabilmektedir.

Ani kilo verilmesi, 30 – 40 kiloları bulduğunda, karın, sırt, göğüs, kol ve bacaklarda belirgin sarkmalar olur. Kilo verilmesi durduğunda ve laboratuvar testleri de uygunsa, plastik cerrahlarca, vücut şekillendirme ameliyatlarına başlanır. Verilen kilonun miktarına ve oluşan sarkıklığa göre yapılan vücut şekillendirme ameliyatlarında, yağ alma ve gerekirse bazı noktalara yağ vermenin yanısıra, oluşan aşırı sarkıklık için deri azaltıcı işlemler ve germe ameliyatları yapılır.

İlgili konu: Meme Ameliyatından Sonra Fazla Kilo Alma ya da Verme Durumu

Genellikle, estetik ameliyat için anestezi değerlendirmesi sonucu , kişinin ihtiyacına göre aynı anda çoklu ameliyatlar yapılabileceği gibi, bazı işlemleri birbirini takip eden bir sırayla yapmak gerekebilir. Karın ameliyatlarında bele doğru dönmek ani kilo verilmesini takiben şekillendirme işlemlerinde gerekebilir. Gerekirse, kasıktaki çizgiye ek olarak, dikey yönde de fazlalık varsa alınması iyi olur.

Ani kilo değişiklerini izleyen estetik ameliyatlarda, kişinin ihtiyaçlarını belirlemek ve ona göre bir ameliyat planı yapmak daha doğru olabilir. Kol ve bacaklarda, standart ameliyatlardan çok, kişinin kendi ihtiyacına göre plan yapılması daha iyi sonuçlar almamıza yol açar.

Göz Çevresindeki Morluklar İçin Estetik Ameliyat

Göz çevresinde morluk hemen hemen her yaştan insanların şikayeti olabilmektedir. Buna karşın, herkeste morluğun nedeni aynı değildir.

Bazı kişilerde, derinin koyuluğu doğrudan derideki pigment miktarına bağlıdır. Bu durumda, derideki pigment artışı neye bağlıdır? Genetik nedenlerle midir? Kullanılan bazı ilaçlar veya kimyasal nedenlere mi bağlıdır?

Altta yatan neden bulunursa, bu etkenlerden uzaklaşmak işe yarayabilir. Oturmuş bir renk değişikliğinde ise soyucu işlemler, glikolik asit peeling, fraksiyone lazer uygulaması faydalı olabilir.

İlgili konu: Yüzdeki Kılcal Damarlar İçin Estetik Tedavi

Göz altındaki morluğun bir diğer nedeni, derinin aşırı ince olması ve altta yatan kasın koyu renginin deri altında göeünebilmesidir. Bu durumda, bazı geçici dolgular veya yağ enjeksiyonları bu röflenin algılanmasını azaltabilir.

Yukarıda değindiğim işlemler çoğu zaman çözüm sağlasa da, bazen tüm girişimlere rağmen göz altı morluğu tam olarak düzelmeyebilir. Bu konuda sorun yaşayanların beklentilerini azaltmasında yarar vardır.

Estetik Ameliyat Sonrası Diyet Yapmanın Önemi

Estetik ameliyatlar toplumda giderek yaygınlaşsa bile, önce karar verilmesi, sonra da verilen kararın uygulanması, iyileşme süreci, hep birlikte gayret gerektiren ve pek de kolay olmayan bir süreçtir. Bu süreç içinde kişi, ameliyatın tek başına işin sadece bir parçası olduğunu, estetik sonrası diyet, estetik sonrası spor ve dikkat edilmesi gereken başka unsurlarla desteklenmesi gerektiğini öğrenir.

Yaşam biçimimiz, hem sağlığımızı, hem enerjimizi, hem de nasıl göründüğümüzü belirleyen önemli bir konudur. Bu konu son yıllarda o denli gelişmiştir ki, yaşam koçu denilen bir alan oluşmuştur.

İlgili konu: Meme Ameliyatından Sonra Fazla Kilo Alma ya da Verme Durumu

Plastik cerrahi içinde, özellikle vücüdu ilgilendiren ameliyatlardan sonra kilonun korunması ve hatta bazen kilo verilmesi arzu edilir ve bu yolla elde edilen sonuç pekiştirilir. Özellikle karın ameliyatları ve liposuction’lardan sonra erken dönemde, diyet yaparak kilonun kontrolü neredeyse bir zorunluluktur.

Karbonhidrattan fakir, çok öğünde az yemek yemek, sporla desteklenirse sadece kilonuzun kontrolünü sağlamaz, ayrıca daha sağlıklı ve iyi bir bedene sahip olmanıza imkan verir.

Ameliyattan Sonra Kilo Alma ve Verme Durumunda Silikonlu Göğüsün Durumu

Günümüzde, kilomuzu korumak için gayret göstermemize rağmen zaman zaman bunu başaramayabiliyoruz. 2-3 kilo ile sınırlı değişiklikler genellikle önemli bir sorun yaratmazken aşırı kilo değişiklikleri vücudumuzda deformitelere yol açabiliyor.

Memenin kilo değişiklikleri oldukça değişken; bazı kişilerde kilo alıp vermelerden meme etkilenmezken, bazılarında hemen değişebiliyor. Bunu belirleyen, daha çok memenin yağ dokusu içeriği. Yağ dokusundan zengin bir meme yapısına sahip kişilerde, kilo artışı memeyi büyütebiiyor.

İlgili konu: Meme Estetiği Ameliyatında Doktor Seçimi

Silikon uygulaması, genellikle meme dokusu az, memesinde yağ içeriği fazla olmayan kişilerde, büyütme –dolgunlaştırma amaçlı olarak talep ediliyor. Dolayısıyla, küçük memeleri nedeniyle silikon uygulanmış bir kişide, çok aşırı bir kilo artışı olmadıkça göğüste büyüme pek beklenmez. Buna karşın, meme dokusu az olmayan ve doğum sonrası oluşan deformitelerde, memeyi toparlayan ve aynı anda silikon uygulanan durumlarda, kilo artışının mevcut meme dokusunda artış beklemek mümkün.

Silikon protezin kendisi, şüphesiz kilo alıp vermekle değişmiyor. Değişen, silikonu örten meme dokusu. Aşırı kilo artışında memenin genelinin büyümesini, aşırı zayıflanıldığı zaman ise silikonu örten dokunun azalması ile protezin daha ço belirginleşmesi beklenebilir.

Estetik Ameliyat Sonrası Korse ve Bandaj Kullanımı

Estetik ameliyatlarda, son yıllardaki artış oranının en önemli nedenlerinden birisi de ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandıran, işe ve günlük yaşantıya dönüşü çabuklaştıran uygulamaların artmış olmasıdır. Bu gelişmeler, insanları cesaretlendirmekte ve ameliyat kararlarının daha kolay verilmesini sağlamaktadır.

Ameliyatlardan sonra korse ve bandaj kullanımı genellikle birkaç nedenledir. Bunların ilki; ameliyat bölgesini belirli bir basınç altında ve nispeten daha az harekete izin verecek şekilde tutarak iyileşmeyi hızlandırmaktır. Genellikle o bölgedeki hareketin sınırlanması ve hafif baskılar, ödemi azaltır, ağrıyı kontrol eder.

İlgili haber: Karın Germe Ameliyatı Sonrası Doğum Yapılabilir mi?

Bu tip bandaj ve korselerin bir diğer amacı, ameliyat bölgesini örterken, kişiye ve yakın çevresine ameliyatı hatırlatmak ve dikkatli olunmasını sağlamaktır.

Tıp pratiği içinde, zamanla, korse ve bandajların kullanımının aşırı abartıldığı görüldü. Çok uzun süreli uygulamalarının faydadan çok zarar verebileceği, normal hayata dönüşü yavaşlatabileceği görüldü ve kullanımları sınırlandı, süreleri azaltıldı. Erken hareketin faydaları, ödemi azaltmada rölü anlaşıldı.

Son zamanlarda, burun ameliyatlarından sonra 1 hafta burun bandajı, meme ameliyatlarından sonra 24-48 saat içinde sporcu sütyenine geçme, liposuction (vakumla yağ alma) ameliyatlarından sonra yaklaşık 1 hafta ve hafif, ince korse kullanımının tercih edildiğini söyleyebilirim.

Dudak Tümörleri Neden ve Nasıl Oluşur, Tedavisi Nasıldır?

Dudakta iyi huylu ve kötü huylu tümörler nadir değildir. İyi huylu tümörler genellikle damarsal lezyonlar, basit kistler şeklindedir. En önemli özellikleri uzun süredir ve değişmeden var olmalarıdır.

Kötü huylu tümörlerin en önemli özelliği, hızla değişikliğe uğramaları ile yara ve kanamaya yol açmalarıdır. Bazı ara formlar vardır ki, bunlar kötü huylu tümörlerin habercisidirler. Beyaz lekeler, kalınlaşan, soyulan belirsiz lezyonlar bu gurupta ele alınabilir.

İlgili konu: Dudak Damak Yarıkları ve Plastik Cerrahi

Dudak tümörlerinin en önemli 2 nedeni, güneş ışınları ve sigaradır. Uzun süre kontrolsüz güneşe maruz kalmak, dudak örtüsünü olumsuz etkiler. Sigara da önemli bir dejenerasyon nedenidir.

Selim veya habis, dudakta görülen her lezyon kısa süre içinde iyileşmiyorsa doktora başvurmak için yeterli bir nedendir. Alınacak bir biyopsi, sorunun ne olduğunu ortaya koyar. Unutulmamalıdır ki, erken tanı hayat kurtarır, daha sağlıklı ve iyi bir sonuç alınmasına yardımcı olur.

Meme Ameliyatından Sonra Fazla Kilo Alma ya da Verme Durumu

Hayat değişiklikler ve sürprizlerle doludur. Her ne kadar, dümeni kontrol etmek mümkünse de çeşitli nedenlerle bazen istemediğimiz değişikliklere maruz kalabiliriz. Çevremizde istemeden kilo alıp verdiğini belirten çok sayıda insanla karşılaşırız.

Bize ameliyat için başvuran hastalarımız arasında, hayatı boyunca kilosunu belirli bir çizgide kormuş olanların yanı sıra, neredeyse yılda birkaç kez, onlarca kilo alıp veren insanlar da mevcuttur. Bu değişikliklerin deri ve yumuşak dokuda yarattığı sorunlar, gevşeme ve sarkma şeklindedir çoğu zaman. Bu nedenle, koruyamayacaksanız, en azından kilonuzun sabit kalmasının daha iyi olduğu bile söylenebilir.

İlgili konu: Hamilelikte Oluşan Çatlakların Estetikle Giderilmesi

Memeye silikon uygulamalarında, kişinin mevcut kilosu ve vücut özelliklerine göre bir karar verilir. İşlem sonrasında birkaç kilo alınıp verilmesi, genellikle sonucu değiştirmez. Ancak çok kilo alınacak olursa, şüphesiz silikonun boyutu değişmese de, memede yağlanmaya bağlı büyüme oluşabilir. Kilo alıp vermeler ise çok büyük miktarlarda olursa sarkmalara yol açabilir.

Silikon ameliyatlarından sonra, formun korunması, sadece ameliyat tekniği ile değil, nasıl bir yaşam sürdüğünüz, kilonuzu kontrol edip edemedğiniz ve spor yapıp yapamadığınız ile doğrudan ilintilidir.