Yüze Yağ Enjeksiyonunun İncelikleri: Ne Kadar İlerledik?

Önceleri sadece dudak ve yanak arasındaki çizgiye yağ enjeksiyonları ile başladı her şey. Sonra elmacık kemiklerinin üzerinin zamanla boşaldığı fark edildi ve dolgular o bölgeye yönlendirildi. Sonra çene estetiği, alın estetiği, şakak bölgesi derken yüzde neredeyse yağ enjeksiyonu yapmadığımız alan kalmadı.

Bunun nedenlerini incelediğimizde, yüzde yaşlanma ile birlikte volüm azalmasının daha iyi anlaşıldığını görüyoruz. Bu süreçte, yaklaşık 150-200 cc civarında bir hacim azalmasından söz edebiliriz. Yapılan anatomik çalışmalar, yüzdeki yağ kompartmanlarının detaylarını daha ayrıntıları ile ortaya çıkarmaya başladı.

İlgili konu: Karından Alınan Yağ ile Meme Ameliyatı Yapılabilir mi?

Anatomik kompartmanların ortaya çıkışı ile yağ enjeksiyonlarının yeri, derinliği ve miktarı da daha olgun bir noktaya ulaştı. Özellikle yanak bölgesinde ince zarlarla ayrılan farklı derinlikte yağ kompartmanlarındaki kayıpların yerine konması yüzde yaşlanma ile oluşan değişiklikleri restore etti.

Yüze yağ enjeksiyonları, bu gelişmelerle kısa ve basit ameliyatlar olmaktan oldukça detaylı, zaman alan, kompleks işlemlere dönüştü. Bu gelişmeler, beraberinde daha doğal, daha etkili ve etkinliğini daha uzun süre koruyan sonuçlar yarattı.

Yüze yağ enjeksiyonları, yalnız başlarına veya yüzün diğer cerrahi uygulamaları ile birlikte kombine uygulamalar ile estetik cerrahi işlemler içinde önemini giderek arttırıyor.

Ülkemizde Yapılan Uluslararası Toplantılarla İlgili Bir Değerlendirme

Bir ülkede bilimsel alanda yapılan toplantıların başarısı birçok faktöre bağlıdır. O ülkenin bilimsel saygınlığının yanı sıra toplantı yapılan şehrin turistik özellikleri, konaklama imkanları, o şehre dünyanın diğer şehirlerinden ulaşım imkanları, daha önceden yapılmış toplantıların yarattığı etki, yapılacak toplantının başarısını ve katılımını belirler.

Ülkemiz yukarıda sayılan faktörlere bakıldığında adeta bir cennet ve toplantı vahasıdır. Bu nedenle son 10 yıl içinde özellikle İstanbul, Antalya gibi şehirlerde giderek artan sayıda uluslararası toplantı düzenlendiğini ve çok sayıda farklı ülkeden katılanlar olduğunu görebiliriz. Kişisel ilişkilerimizle edindiğimiz bilgilere göre katılanların hem akademik, hem de turistik olarak ülkemizden beğeniyle ayrıldığı yönünde yoğunlaşmıştır.

İlgili konu: Son Ayların Toplantı Maratonu

Son yıllarda ne yazık ki bu olumlu durumu tersine çeviren gelişmeler oldu. Bunların başında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artan güvenlik tehdidi işleri biraz tersine çevirdi. Komşu ülkelerde yaşanan sorunlar ve savaşlar, bize yansıyan bazı olaylar toplantı organizatörlerini ve katılımcıları tedirgin etti. Toplantı sayılarında azalmalar, yapılabilen toplantılarda ise katılımcı sayısında önceki yıllara kıyasla azalmalar gördük.

Bu durumun geçici olması, ülkemizde güvenlik algısının iyileşmesi ile azalan yabancı ilgisinin artmasını umuyoruz. Bu günler geldiğinde tekrar çok sayıda uluslararası toplantı gerçekleştirebilir ve artan sayıda katılımcı ile ülkemizi hak ettiği bilimsel toplantı merkezi konumuna getirebiliriz.

Konferanslar – Toplantılar Kime Faydalı?

Yıllardır çalışma hayatımın en önemli ritüellerinden birisi kongre ve toplantılarda yaptığım konuşmalardır. Genellikle, olay şöyle gelişir: Bir telefon veya mail ile yapılacak bir toplantıda konuşma yapmak için davet alırım. Takvime bakıp, uygun olup olmadığı belirttikten sonra, toplantının kapsamı, benden beklenenler, konuşma süresi gibi detaylar bir kenara yazılır.

Bu davet genellikle tesadüfi değildir. Sizin ilgilendiğiniz konuları bilen meslektaşlarınız özellikle o konularla ilgili size ararlar ve sizin de daveti alır almaz neler anlatacağınızla ilgili planlamanız başlar.

Ameliyat araları, akşam saatleri, hafta sonundan çalınmış saatler ile konuşmanız yavaş yavaş oluşur. Toplantı gününe yakın daha yoğun bir mesai ile olgunlaşır ve sunum günü gelir. Zamanınızı en iyi şekilde kullanmaya çalışırsınız ve sunum sonrası aldığınız tepkiler, o konuyu layıkıyla ele alıp almadığınızı ortaya koyar.

İlgili konu: Son Ayların Toplantı Maratonu

Genellikle, bu sunumların maddi bir karşılığı yoktur, çoğu zaman iş gücünüzü harcadığınız için maddi kaybınız bile olabilir.

Peki bu durumda neden bu toplantı davetleri heyecan yaratır ve çoğu zaman hayır diyemeyiz? Aslında böyle bir davet başkaları tarafından o konuda bir kabul gördüğünüzün işaretidir ve bu bir cerrah için kıymet biçilemeyecek kadar önemlidir.

Ayrıca bu toplantılar sizin yaptığınız işleri daha analitik incelemenize, daha ayrıntılı bilgi toplamanıza, işleri gerek rapor gerekse resim ve video olarak daha iyi belgelemenize yol açar.

Tüm bu yönleri ile toplantılar, toplantıyı dinleyenler kadar ve belki de ondan çok toplantıda konuşma yapanlar için de yararlıdır.

Son Ayların Toplantı Maratonu

Nisan sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde Rhinoplasty Society ile bahar aylarının toplantı maratonu başladı. Bu toplantıda derneğin yönetim kurulu üyeliğine seçilerek sezonu açtık.

Ülkeye dönüşü takiben Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’nin her yıl düzenlediği Rinoplasti ve Yüz Estetiği Kursu için Edirne’ye uğradım. 11-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen bu toplantıda hem burun estetiği hem yüz estetiği konusunda konuşmalarım oldu.

İlgili konu: Konferanslar – Toplantılar Kime Faydalı?

19-20 Mayıs tarihlerinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde gerçekleşen Cerrahpaşa Plastik Cerrahi Günleri Burun Ameliyatları konusunda tam bir maraton şeklinde geçti ve 4 konuşma yaptım.

15-18 Haziran 2017’de ise Uluslararası Eurasian Plastik Cerrahi toplantısı İstanbul’da gerçekleşti ve bu toplantıda biri meme küçültme, diğeri burun ameliyatlarında yenilikler konulu 2 konuşma yaptım. Ayrıca 2 moderatörlük de yaptığım bu toplantı ile birlikte, en azından yaz sonuna kadar toplantı trafiğini tamamladığımı sanıyorum. Ancak, her zaman sürprizler olabilir.

Acil Durumlarda Kanamanın Önlenmesi İçin Halkın Eğitilmesi

Biraz Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahinin dışına çıkalım ve temel sağlık sorunlarından olan acil yaralanmalar ve kazalarda, kanamadan kayıpların önlenmesi için halkın eğitilmesinin önemine değinelim.

Nasıl toplumun önemli bir bölümü, öğretmenler, polis ve askerler, öğrenciler, ilk yardım kurallarını ve uygulamalarını öğreniyorlarsa, kanamayı kontrol edecek bazı uygulamaları öğrenmek ve gerektiğinde müdahale etmek de mümkündür.

İlgili konu: Estetik Ameliyat Sonrası Burnunuza Darbe Gelirse Ne Yapmalı?

Yanlış turnike uygulamalarından kaçınmak, kanama bölgesine doğrudan baskı yapmak, kanayan kol veya bacağı yükseltmek gibi temel kurallarının öğretildiği, neredeyse yarım saatlik bir kursun detaylarının tartışıldığı bir cerrahi kongresinde, kongreye katılan cerrahların %94’ü kursu ve içeriği çok doğru bulmuş, yine büyük çoğunluğu bunun ulusal bir öncelik olduğu konusunda birleşmiş, %82‘si ise 2-3 yılda bir hatırlatma amaçlı, kurs tekrarlarının yararlı olacağını belirtmişlerdir.

Toplumun ilk yardım konusunda eğitilmesinde olduğu gibi, kanama kontrolü konusunda eğitilmesi de toplum yararınadır. Basit uygulamaların öğrenilmesi ile trafik kazaları, iş kazaları, hatta son yıllarda ne yazık ki sayıları çok artan büyük çapta yaralanmalara yol açan patlama ve sabotajlarda kanama nedeniyle kayıpların önlenmesi mümkün olacaktır.

Anksiyete (Endişe) Diyetten Etkilenir mi?

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahinin alanı dışına çıkmaya devam edelim ve güncel sağlık uygulamaları içinde giderek önemi daha iyi anlaşılan diyet konusunda bir yazıyı paylaşalım.

Depresyon konusunda diyetin etkisi daha çok çalışılmış ve bilinen bir konu olmasına rağmen endişe konusunda diyetin yararları olabilir mi? Bu konuda New York’ta yapılan bir çalışmaya göre, günümüzde en çok rastlanan sorunlardan biri olan Anksiyete sorunlarında çok şaşırtıcı bir duruma rastlanmış. Batı tarzı veya modern beslenme yöntemlerini uygulayanlarda, anksiyete %25-29 oranında daha çok görülmüş. Choline isimli B vitamin benzeri bir maddenin beslenme sırasında yetersiz alınması da endişeyi arttırmış.

Kefir, yoğurt ve probiyotikli gıdaların da anksiyete üzerinde yararlı etkileri olmuş. Bağırsakta fermente olan gıdalar, beyin dolaşımı üzerine yararları ile anksiyeteyi azaltmaktadır. İyi olarak adlandırılına bakterilerin anksiyete üzerine katkıları küçümsenemez.

İlgili konu: Lipoliz Tedavisi ile Ne Kadar Kilo Verilebilir?

Tıp öğrencilerinde yapılan bir çalışmada ise omega 3 kullanımının, öğrencilerde %20 oranında endişe azalmasına yardımcı olduğu görülmüştür.

Bir diğer önemi bulgu ise, glutenden fakir beslenmenin yararları üzerindedir. İskandinavya’da yapılan bir çalışmada %72 düzeyinde anksiyetesi olan bir grupta 1 yıllık glutensiz beslenme, endişe düzeyini %25’e indirmiştir.

Şeker hastalarında yapılan bir çalışma ise yüksek kan şekeri ile endişe arasında doğrudan bir ilişki ortaya koymuştur. Düzensiz beslenme, protein ve yağın yeterince alınmadığı durumlarda panik rahatsızlığına rastlanması da beslenmenin duygu durum bozukluklarında yerini bize net olarak hatırlatmaktadır.

Meme Onarımında Kadınlar Sağlıklı Karar Verebiliyor mu?

Meme kanseri tedavisinde, meme onarımının önemini, vücudu tamamlayan bir organ olarak meme onarımının değerini birçok yazımızda anlatmaya çalıştık. Ancak, kadınların bu kararları verirken nasıl hareket ettiğine dair bilgileri pek paylaşmadık.

Yapılan çalışmalar, en gelişmiş ülkelerde bile kadınların meme kanseri sonrasında bilgilendirilirken yeterli düzeyde bilgi sahibi olamayabileceğini ortaya koyuyor. Sağlıklı karar vermek için, en önemli 2 nokta, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmak ve bu bilgilerden sizin için uygun olanını seçebilmek olduğunu söyleyebiliriz.

İlgili konu: Meme Ameliyatında Kullanılan Silikon, Kanser Yapar mı?

Meme kanseri sırasında onarımın önemi, onarım teknikleri ve bunların yan etkileri ve komplikasyonları hakkında bilgi edinmek için daha anlaşılır, basit açıklamalara gerek vardır. İnternet ortamında çok fazla bilgi olmasına karşın bu konuda karşılıklı görüşmenin yerini hiçbir şey tutamaz.

Tekniklerin olumsuz taraflarının olabileceği ve ilave ameliyatların gerekebileceği, asimetriler, doku kayıpları, şekil bozuklukları üzerine yeterli bilgi sahibi olmak gerekir. Ayrıca doktorun yardımı ile kişinin kendisine en uygun yöntemi tercih etmesini sağlamak üzerine stratejilere ihtiyaç vardır.

Gelişmiş ülkelerde yapılan bazı çalışmalar, tüm çabalara rağmen kadınların doğru bilgi ve kendilerine uygun karar verme konusunda hala yetersizlikler olduğunu (doğru karar oranı %45) ortaya koymaktadır.

Cinsiyet Değişikliği Ameliyatlarındaki Artış

Amerikan Plastik Cerrahi Derneği’nin verileri 2016 yılında, Amerika’da cinsiyet değişikliği ameliyatlarında %23 düzeyinde bir artışı gösterdi. Bu, yaklaşık bir yılda 2300 cinsiyet değişikliği anlamına geliyor. Bu ameliyatlar sadece cinsiyet organı ameliyatları ile sınırlı değil. Yüz, vücut ve göğüste yapılan ameliyatlar da bu çerçeve içinde ele alınıyor.

Bu ameliyat ve uygulamalar aynı zamanda farklı disiplinlerden doktorların bir arada çalışmasını gerektiriyor. Hormon tedavileri, ürolojik girişimler, psikolojik destek tedavileri branşlar arası işbirliği ile sağlanıyor.

İlgili konu: Rekonstrüktif Cerrahi Nedir, Neleri Kapsar?

Bu artışın nedenleri arasında, önceleri cinsiyet değiştirmek isteyen bireylere yönelen ayrımcı tutum ve şiddetin giderek daha büyük kesimlerce kabule yöneldiği, bazı uygulamaları sigorta şirketlerinin kapsam içine aldığı söylenebilir.

Psikiyatristlerin önemle üstünde durduğu bir nokta; cinsiyet değişimi sürecinde olan kişilere, arkadaşlarının, tanıdıklarının cinsel organları ile ilgili bir ameliyat geçirip geçirmediklerini sormamalarının daha doğru olduğu. Bunu, bir topluluk içinde herhangi birine “senin cinsel organının görünümü nasıl” diye sormaktan bir farkı olmadığı ve bunun kişinin doktoru veya romantik bir ilişki içindeki biri olmadıkça sorulamayacağı vurgulanıyor.

Farklı bir cinsiyeti yaşamak olarak adlandırılan ve “transgender” olarak adlandırılan durumun çok daha kapsamlı bir konu olduğu, sadece cinsel organ değişikliği ile sınırlı olmadığı, bazı kişilerin bu ameliyatı çok gerekli görürken bazıları için hiç önemli olmadığı belirtiliyor.

Aşırı Kilo Kaybından Sonra Yapılan Vücut Şekillendirme Ameliyatları

Aşırı kilo veren kişilerde deri gevşekliği ve sarkıklığı kaçınılmazdır ve vücut şekillendirme ameliyatları çözüm olarak uygulanır. Bu ameliyatların hastanın psikososyal yaşamına etkileri çok iyi bilinmemektedir.

Bu özelliklere sahip 43 hastada yapılan bir çalışmada, sosyal hayatlarında belirgin iyileşme, iş performanslarında artış ve seksüel aktivitelerinde iyileşme görüldü. Hastaların yarısında ameliyat öncesi depresyon görülürken, ameliyat sonrası ise sadece %2 depresyona rastlanmıştır. Ameliyat sonrası hasta memnuniyeti %70’ler civarında bulunmuştur.

İlgili konu: Hızlı Kilo Verince Oluşan Sarkık Meme İçin Ameliyat

Aşırı kilo verilmesini takiben vücut şekillendirme ameliyatlarında hem psikolojik hem de sosyal açıdan hastanın yaşamında önemli bir fayda görülmektedir.

Aşırı kilolu hastalar, şeker, tansiyon yüksekliği, yağ oranlarında artış gibi birçok sağlık sorununa adaydırlar. Ayrıca kilolu kişilerin imajları ile ilgili olumsuz algıları onları izole ve deprese etmeye yetmekte ve güven kaybına yol açmaktadır. Genel sağlık sorunları yüzünden bu kişilerin kilo vermeleri özendirilmektedir. Kilo kaybı sağlık durumlarını düzeltirken, bariatrik cerrahi yapılanlarda tip 2 diabette düzelme %80’e ulaşmıştır.

Zayıflamanın yaratacağı fiziksel sorunlar vücut şekillendirme ameliyatları ile giderilebilmektedir. Hem sağlık hem de görünüm açısından aşırı kilolu insanların zayıflamaları özendirilmelidir.

Labiaplasti Nedir, Kadınlar Neden Labiaplasti İster?

Bu işleme karşı olanlar olmasına rağmen, labiaplasti (genital bölgede iç dudakların küçültülmesi) giderek popülaritesi artan bir estetik ameliyattır. Labiaplasti ameliyatının neden arzu edildiği bilinmemektedir ve cerrahların bir kısmının bu işleme karşı olmaları nedeniyle ameliyata erişim sınırlıdır.

50 hastayı içine alan bir çalışmada, bu işlemi isteyenlerin ortalama yaşı 33 olarak tespit edilmiştir. Bu kişilerin yarıdan fazlası hayatlarında daha önce en az bir kez doğum yapmış kişilerdir ve çoğu yaşlandıkça labialarının uzadığını ve uzamanın daha çok iki taraflı olduğunu belirtmişlerdir.

İlgili konu: Vajinismus Estetik Ameliyat ile Geçirilebilir mi?

Hastalara şikayetleri sorulduğunda alınan cevaplardan anlaşıldığı kadarıyla cinsel ilişki sırasında sıkışma, dar pantolonlarla rahat edememe, labiada katlanma, spor giysileri ve bikini ile labianın görünmesinden şikayetçi olmaları başı çekmektedir. Ayrıca yaklaşık yarısı cinsel ilişki sırasında ağrıdan şikayetçi olmuştur ve görünüşünden bağımsız olarak hastaların yarısı kendilerine güvende eksiklik ve eşlerine karşı çekici olmadıklarını düşündüklerini söylemişlerdir.

Labiaplasti için başvuran hastalarda hem fiziksel, hem de görünüşle ilgili sorunlardan bahsedilebilir. Yararlı olabilmek için hastaları bu perspektifi göz önünde bulundurulmalıdır. Hasta şikayetlerinin doktorlar tarafından bilinmesi ve çözüm için anlayışla yaklaşılması gerekir.

Ameliyat sonrası hasta tatmininin yüksek olması, komplikasyonların düşüklüğü nedeniyle, bu çok sorgulanan ve bazen karşı olunan ameliyat konusunda bir anlayış değişikliği zamanının geldiği söylenebilir.