Dikişsiz Burun Ameliyatı Hakkında

Burun ameliyatlarında teknik detaylar arasında konuşulan bir konu da burunda dikiş olup olmamasıdır.

Burundaki kıkırdak ve kemiklere şekil verirken burun içinden kesi yapıldığında kesiyi kapatırken konulan dikişler burun içinde kaldığından ve görünmediğinden bu ameliyatlara kapalı ve dikişsiz burun ameliyatı denilmektedir. Açık rinoplasti olarak adlandırılan teknikte ise burun içi dışında burun delikleri arasındaki direkte yapılan 3 mm’lik kesi görünen dikişlerle kapatılır ve bu teknik dikişli teknik olarak adlandırılır.

İlgili konu: Estetikten Sonra Burun Ucu Düşer mi?

Bir ameliyatın açık veya kapalı, dikişli veya dikişsiz olarak tercih edilmesinde, burun ve burun ucu anatomisinin simetrisi, yapısı gibi faktörlerin yanı sıra cerrahın tercihi de önemli bir yer tutar.

Genellikle, burun ucunda yapılacak işlemler zor ve karmaşık ise açık ve dikişli teknik tercih edilir. Burun ucu anatomisinde simetri iyi ve kıkırdak yapıları güçlüyse kapalı ve dikişsiz teknikler tercih edilebilir.

Bacak Dolgusu Silikonla mı Yağ ile mi Yapılmalı, Ne Zaman Yapılmalı?

Her ne kadar bacakların inceltilmesi için başvuran hastaların sayısı çok daha fazla olsa da, zaman zaman bacaklarının çeşitli noktalarının genişletilmesi için başvuranlar da vardır. Bilek, bacak iç yüzü veya dize yakın bölgelerdeki incelikler zaman zaman rahatsız edici olabilmekte, bunlarla ilgili değişiklikler için çözüm yolları aranmaktadır.

Çok belirgin bacak inceliklerinde, silikon protez eşsiz bir çözümdür ve diz arkasından yapılan bir kesi ile çeşitli boy ve genişlikteki protezlerden seçilen bir implant buraya yerleştirilebilir. Erken iyileşme sürecinde kısıtlamalar olsa da bir süre sonra her türlü aktivite yapılabilir. Komplikasyon oranı düşüktür, çok nadir olarak protezlerin çıkarılmasını isteyenler olabilir.

İlgili konu: Karın Germe Ameliyatı Estetiği

Sorunun daha hafif olduğu durumlarda, yağ enjeksiyonları önemli bir alternatif sunar. Bel, karın veya kalça bölgesinden alınan yağlar istenilen bölgelere enjekte edilerek bacaklara biçim verilebilir ve volume arttırılabilir. Yağ enjeksiyonları bazen ikinci bir seans gerektirebilir.

Bacağın aşırı kalınlığı kadar aşırı inceliği de estetik açıdan bir sorun olarak kabul edilir. Silikon protez veya yağ enjeksiyonları, hatta bu iki tekniğin kombinasyonları bu sorunun giderilmesinde kullanılabilir.

Çene Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Çenenin öne doğru çıkık olması, çene ucunun büyüklüğü veya çarpıklığı diş ve çene gelişiminde olabilen deformitelerdir. Belli bir yaşa kadar ortodontik tedaviler tercih edilir, ancak sonuç alınamazsa 18 yaşından sonra kemiği küçülten, geriye alan veya kaydırarak eğrilikleri gideren ameliyatlar yapılabilir.

Bu ameliyatlardan önce bir ortodonti uzmanının değerlendirme yapması, kalıp çalışmaları (simulasyonlar) gerçekleştirilir. Çenenin ne kadar küçültüleceği belirlenir ve cerrah yönlendirilir.

İlgili konu: Çene Asimetrisi İçin Estetik Ameliyat

Ameliyatın gerçekleştirilmesi sonrasında da ortodontik tedavi sürdürülür ve kalıcı bir sonuç alınıncaya kadar tedavi devam ettirilir.

Çenenin küçültülmesi dramatik değişiklik sağlayan bir ameliyattır ve estetik sonuçları çarpıcıdır.

Meme Protezlerindeki Yenilikler Tartışıldı

26 Şubat 2016 tarihinde, Maslak Acıbadem Hastanesi Konferans Salonu’nda Mentor firmasının desteği ile meme protezleri, uygulamaları ve sorunları ile ilgili bir tam günü kapsayan toplantı yapıldı.

İlgili konu: Meme Protezleri Arasındaki Farklar, Hangisi Daha İyi?

Toplantıda, meme büyütme, meme asimetrileri, meme sarkıklıkları ve meme onarımı ile ilgili detaylar ele alındı.

Kapsamlı ve çok yararlı geçen toplantıya İstanbul dışından gelen plastik cerrahlar da katıldı.

Bu toplantıda Dr. İsmail Kuran, meme asimetrilerinde protez seçimi konusunda bir konferans verdi, ayrıca zor olguların tartışıldığı bir yuvarlak masa toplantısında yer aldı.

Vaser mi Lazer mi? Liposuctionda Hangisi Daha Etkili?

Son 5 yılda klasik liposuction yöntemleri giderek yerini yüksek teknolojinin sağladığı cihazlarla yapılan uygulamalara bıraktı.

Bunların arasında öne çıkan en önemli iki teknoloji ultrasound ve lazer enerjilerinin kullanıldığı yöntemler oldu. Ultrasound enerjisinin kullanıldığı en önemli teknoloji VASER adıyla anılmakta ve en çok da High Definition Liposuction olarak bilinmekte. 6-7 yıldır kullandığım bu teknolojik cihaz, hem işlem sırasında sağladığı rahatlık hem de işlem sonuçlarındaki mükemmelliği ve bunların yanı sıra hasta güvenliğinde oynadığı rol ile liposuction işlemlerinin ayrılmaz bir parçası oldu.

İlgili konu: Liposuction’da En Fazla Ne Kadar Yağ Alınır?

Lazer teknolojileri ise nispeten yeni olmakla birlikte birkaç alanda bizlere önemli avantajlar sağladı. Bacak içinde deri gevşekliği, çene altı gibi alanlar ve daha önce liposuction uygulanmış kişilerde aynı bölgeye tekrar girilmesinde sağladığı avantajlarla giderek yaygınlaşmaya başladı.

VASER ve LAZER liposuction işlemleri birbirine rakip olmaktan çok her biri benzer veya ayrı ayrı alanlarda daha etkili olan önemli yeniliklerdir.

Benim tercihim ise çok geniş alanlarda liposuction yapacaksam VASER, küçük alanlarda ve derinin sıkılaşması daha ön planda olacaksa ise LAZER liposuction olmaktadır.

Ameliyat Sonrası Meme Uçlarının Yukarıda Kalması

Meme küçültme ve meme dikleştirme ameliyatlarının temel amaçları; memenin şekillendirilmesi, yayılmış memenin konik şekline kavuşturulması, sarkmış meme ucunun yükseltilmesi, memenin üst kutbu boşalmışsa doldurulmasıdır.

Bunları sağlamak için yapılan ameliyatlarda dikkatli bir planlama yoksa bazı sorunlar kaçınılmazdır. Meme ameliyatlarının çizimleri sırasında, hastanın özellikleri gözetilmeden herkeste meme ucunun 20 cm’e yerleştirilmeye çalışılması (köprücük kemiğinden meme ucuna olan mesafenin) ameliyattan sonra geç dönemde meme ucunun aşırı yükseltilerek doğal olmayan bir şekilde yukarı, neredeyse tavana bakacak şekilde yer almasına yol açar.

İlgili konu: Karından Alınan Yağ ile Meme Ameliyatı Yapılabilir mi?

Bu hem teknik hatadır hem de planlama hatasıdır. Düzeltilmesi son derece zordur, bazen imkansız bile olabilir. Memenin yer çekimi karşısındaki davranışı, ameliyat tekniklerinde gelişmeler ve planlamada ayrıntıların dikkate alınması ile bu soruna rastlanması olasılığı neredeyse ortadan kalkmıştır. Planlama sırasında meme ucunun aşırı yükseltilmeye çalışılması, günümüzde kabul edilemez ve teknik bir hata olarak adlandırılır.

Eskiden yapılan ameliyatlarda bu soruna rastlanmışsa meme ucunu yukarıdan doğal yerine kaydıracak bazı teknikler uygulanabilir. Bunların limitleri, ne oranda gerçekleştirilebileceği muayene ile belirlenir.

Endoskopik Yüz Germe Ameliyatını Kimler Olmalı?

Endoskopik yüz germe ameliyatının gerçekten etkili olduğu iki alan vardır. Bunlardan ilki alın ve kaş bölgesidir. Saçlı deride yapılan küçük kesiler ile alın tümüyle serbestleştirilir, kaşlar yükseltilebilir ve kaş ortasındaki kaslar zayıflatılarak kaş arası ve alın çizgileri azaltılır. Büyük kesiler olmadan ameliyatın gerçekleştirilmesi hem iyileşme sürecini hızlandırır, hem de uzun dönemde önemli bir iz kalmamasına yol açar.

İlgili konu: Thermage Radyo Dalgaları ile Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Hakkında

Endoskopik yüz germe ameliyatlarının etkili olduğu ikinci alan ise orta yüz bölgesidir. Klasik yüz germe ameliyatlarında, kulak önünden yapılan kesi ile orta yüz bölgesinin sarkıklığının giderilmesi çok özel tekniklerle mümkündür, ancak endoskopik girişim bu alanda önemli avantajlar sunabilir. Saçlı deri bölgesinden veya alt göz kapağından girilerek orta yüz bölgesi dokuları serbestleştirilir ve dikey yönde askılanır. Bu işlem son derece etkindir ve yıllar içinde yanak dokusunda dudağa doğru oluşan yığılmayı giderir, gençlik hatlarının oluşmasına yol açar.

Endoskopik yüz germe ameliyatı nispeten daha genç hastalara uygulanabilecek bir tekniktir. Alt yüz ve boyun bölgesinin gerilmesinde pek yeri yoktur. Deri ve bağ dokusunun fazla bölümünün çıkarılması endoskopik ameliyatlarda mümkün değildir. Bazen her iki tekniğin birleştirilmesi gerekebilir.

Solunum Zorluğu Ameliyatları Burun Spreylerinden Daha Ekonomik Olabilir

Burun etlerinin büyümesinin yol açtığı solunum zorluklarının alternatif tedavileri arasında burun spreyleri yaygın olarak kullanılır. Bunların etkileri bazen çok üst düzeydedir ve hızlı bir rahatlama sağlarlar. Belirli aralıklarla şikayetler tekrar ettiğinde yeniden kullanılabilen bu ilaçlar bazı durumlarda etkili olamazlar.

Kronik burun eti sorunlarının giderilmesinde kullanılan burun spreylerinin yıllar içinde oluşan maliyetine bakıldığında ciddi rakamlara ulaşabilmektedir. Alternatif olarak burun etleri için yapılan cerrahi girişimler, radyofrekans, lazer kullanımı ve daha farklı tekniklerle bazen kalıcı, bazen uzun sureli fayda sağlamak mümkündür.

İlgili konu: Burun Ameliyatı ile Nefes Alma Zorluğu Giderilir mi?

Cerrahi bir işlem olmaları ve uygulama maliyetleri bazen bu sorunlara sahip kişilerin bu teknikleri tercih etmemelerine vu uzun sureli sprey kullanımının tercih edilmesine yol açmaktadır.

Bu konudaki en sağlıklı kararı muayenenizi takiben doktorunuzun vermesi uygun olur. Maliyet açısından kıyaslama yapılırken sprey tedavilerinin zaman içindeki toplam maliyetine bakılmasında yarar vardır.

Memenin Boşaltılması ve Yeniden Onarımı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Meme kanserinin giderek artması, ailesinde meme kanserine rastlanan kişilerin endişeleri ve genetik analizlerinin sonuçlarının sağladığı bilgilerle, meme kanseri henüz oluşmadan, koruyucu amaçla memenin boşaltılarak meme onarımı yapılması sık yapılan bir işlem olmuştur.

Meme kanserine yakalanma riski yüksek olanlar bu işlem için başvurduklarında, genellikle bazı konularda yeterince bilgiye sahip değillerdir. Yapılacak işlemi, pür estetik amaçla yapılan meme silikonu ameliyatı sananlara bile rastlanır. Halbuki silikonla meme büyütme ameliyatında mevcut meme korunarak işlem yapılırken koruyucu meme boşaltma işleminde deri dışında meme dokusu çıkarılmakta, bu sırada meme dokusu içindeki süt kanalları, damar ve sinir yapıları da alınmaktadır. Sadece derinin korunduğu ve çeşitli yöntemlerle memenin biçim ve hacminin bazı doku kaydırma teknikleri ve silikon protezlerle oluşturulduğu bu ameliyatta, memenin duyusu sağlanamamakta, ne kadar iyi bir teknik kullanılsa da bazı düzensizlikler, ek işlem gerektirecek deformiteler ile karşılaşılmaktadır.

İlgili konu: Meme Kanseri Ameliyatı Sırasında Meme Protezleri ile Onarım

Onarım sırasında veya daha sonra memeye yağ enjeksiyonu yapılması, gerekirse protez değişikliklerine gidilmesi gerekebilir. Yapılan çalışmalar, meme revizyonu denilen ve düzeltme amacıyla yapılan ek girişim oranlarının diğer meme ameliyatlarına kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

Memesi boşaltılarak yeniden meme yapılan kişilerde 5 yıl içinde ikinci bir ameliyat gereksinimi %20 civarındadır. Yüksek revizyon oranına rağmen, meme kanserine yakalanma olasılığı yüksek kişilerde koruyucu amaçlı meme boşaltma ve aynı anda meme onarımı işlemi, kanser riskini azaltan ve memeyi biçim olarak ideale olabildiğince yakın hale getiren, ancak his ve fonksiyon sağlayamayan önemli bir seçenektir.

Yüz ve Boyunda Botoks Kullanımı ile İlgili Yenilikler

Botox özellikle, göz çevresi ve alındaki kırışıklıkların giderilmesiyle ilgili kullanımıyla estetikte büyük devrim yapmış bir nörotoksindir. Bu bölgedeki yararlarıyla zaman içinde endikasyonları artmış ve kendine başka kullanım alanları yaratabilmiştir. Yüz ve boyun bölgesinde botoxun kullanımı ile ilgili yenilikler şunlardır:

– Tavşan çizgileri, burun üzerinde mimikle oluşan ve tavşan çizgisi olarak adlandırılan eğimli çizgiler botoxla giderilebilir.

– Dudak çevresi çizgileri; sigara veya barkod çizgileri olarak da adlandırılan çizgiler tamamen yok edilemese de botox uygulaması ile azaltılabilir. HA kombinasyonu bu çizgilerin giderilmesine daha fazla katkı sağlar.

İlgili konu: Botoksun Etkisi Ne Kadar Sürer, Tekrar Ne Zaman Yapılmalı?

– Dudak köşesinden çeneye doğru uzanan kıvrım; Marionette hattı, bu kıvrım botox enjeksiyonu ile yumuşatılabilir.

– Yanaklarda ince çizgiler; sulandırılmış ve düşük doz botox ve bunun HA ile kombinasyonu ince yanak çizgilerinin azaltılmasında yararlıdır.

– Boyunda kas plileri ve çizgiler; Platisma kası boyunda yer alan ince ve geniş bir kastır. Bu kasın liflerinin ayrışarak belirli noktalarda yoğunlaşması, boyunda kas plileri ve çizgilere yol açar. Botox bunları kırarak daha genç bir boyun görüntüsü oluşmasına ve çene yüz geçişinin daha iyi olmasına yardımcı olur.