Rekonstrüktif Cerrahi Nedir, Neleri Kapsar?

Rekonstrüktif cerrahi, plastik cerrahinin anasıdır. Plastik cerrahi eğitiminin temelidir. Kabaca onarım cerrahisi demektir. Dudak yarıklarının düzeltmesinden, yanık ve diğer kazalarla oluşan yaraların kapatılmasına, kanser nedeniyle alınan bir memenin yeniden yapılmasından, cinsiyet değişikliği ameliyatlarına kadar çok geniş bir alana yayılır. Bazen basit bir deri nakli girişimidir. Bazen mikrocerrahi ile bacaktan kemik alıp çeneyi yeniden oluşturmaktır.

İnce, iyi planlanmış, doku transferlerini içeren özel bir cerrahi alanıdır. Herkese gerekebilir, lüks değil, ihtiyaçtır. Bazen acildir, bazen hayat kurtarır, çoğu zaman yüz güldürür. Çoğu zaman ekip çalışması gerektirir. İçinde alternatif planlar barındırır.

İlgili konu: Plastik Cerrahi (Estetik Ameliyat) Nedir?

Yaratıcı bir alandır. Son yıllarda, tıpta bulunan birçok yeniliğin arkasında rekonstrüktif cerrahi vardır. Yüz ve kol, bacak nakilleri rekonstrüktif cerrahinin imkanları ile doğmuştur.

Zordur; öğrenilmesi, geliştirilmesi zaman alır. Yorucudur, bazen saatler sürer, günlerce takip gerektirir. Alın teridir, hastayla birlikte uzun bir yolculuktur. Tüm zahmetinin yanı sıra çok değerlidir. Üstün bir uğraşıdır. Başarı geldiğinde mutluluktur, doyumdur.

Tüm plastik cerrahların eğitimleri boyunca ve sonrasında rekonstrüktif cerrahi için harcadığı zaman, emek kutsaldır.

Yüze Dolgu İşlemlerinde Gelişmeler

Hyalunorik asit teknolojisindeki gelişmeler, yüzün ameliyatsız estetiğinde çok önemli bir çığır açmıştır. Önceleri tek tip ve tek molekül ağırlığına sahip olan Hyalunorik asit teknolojisi özellikle yanak dudak arasındaki çizginin doldurulmasında izin vermiştir.

İlerleyen teknoloji ile farklı yoğunluk, akışkanlık ve özelliklerde Hyalunorik asit dolguları üretildikçe uygulama yerleri ve biçimleri gelişmiştir. Elmacık kemiklerinin üzeri, şakak, göz kapağı, dudaklar ve çene başta olmak üzere hemen hemen yüzde her alana dolgu uygulanabilmektedir.

İlgili konu: Kaş Arası Dolgu ve Botox Tedavisi

Elmacık kemiği, çene gibi alanlarda daha yoğun, daha kalıcı molekülleri tercih ediyoruz. Dudak ve dudak çevresi, göz altı gibi alanlarda daha jölemsi ve yumuşak dolgular doğal sonuçlar veriyor. Etkileri daha kısa olmakla birlikte bu tür dolguların avantajları tercih edilmelerini sağlıyor.

Hyalunorik asit dolguları ameliyatsız estetik uygulamaların en önemli dinamolarından biri. Doğru kullanılması durumunda etkin bir yöntem, aşırıya kaçılırsa doz ve uygulama yerleri iyi planlanamazsa çok dikkati çeken ve doğal olamayan sonuçlar da yaratmak mümkün.

Meme Konstrüksiyonu Hangi Durumlarda Kimler İçindir?

Günümüzde meme onarımın en sık kullanıldığı durumlar tartışmasız biçimde meme kanserleridir. Meme kanserleri yaklaşık 8 kadından birinde görülen çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Erken tanı imkanları artmış olduğu için özellikle genç hastalara daha çok rastlanmakta ve onarım uygulanabilecek kişilerin sayısı giderek artmaktadır. Meme onarımında tekniklerin ve buna paralel olarak sonuçların kalitesi çok artmıştır.

İlgili konu: Meme Ameliyatı Sonrası Oluşan Ödem Nasıl Giderilir?

Meme onarımı gereken bir diğer grup hasta meme bölgesini içine alan yanıklardır. Özellikle çocukluk döneminde oluşan yanıklar ergenlik dönemi ile birlikte meme gelişimini olumsuz etkilemekte ve meme gelişiminde olumsuzluklara yol açmaktadır. Bu durumda, memenin gelişimini düzeltmek ve iyi bir estetik sonuç almak amacıyla bazı girişimler yapılabilmektedir.

Meme onarımı gerektiren bir diğer gurup ise doğumsal anomalisi olan insanlardır. Bazı kişilerde doğumsal sorunlarla bir veya iki meme gelişememekte, bazen bunlara göğüs duvarındaki bazı sorunlar da eşlik etmektedir. Bunların başında Poland sendromu gelmektedir. Bu gruptaki hastalarda da meme onarımı teknikleri ile iyi sonuçlar alabilmekteyiz.

Meme Rekonstrüksiyonu İçin Kullanılan Teknikler Nelerdir?

Meme onarımı en çok meme kanserinin tedavisi sonrası gerekebilir. Meme dokusunun alınması kişide önemli bir organ eksikliğine yol açar, o nedenle mümkünse meme dokusu alınırken, değilse daha sonra ayrı bir seans olarak meme onarımı gerçekleştirilebilir.

Kullanılabilecek teknikler; meme dokusu alınırken aynı anda mümkünse bir meme protezi yerleştirilir, buna doğrudan implantla onarım denilir.

Yeterli doku yoksa ama genişletilebilecek deri mevcutsa bir balon yerleştirilerek yavaş yavaş şişirilip daha sonra ikinci bir seansla protez yerleştirilebilir. Buna, iki aşamalı expander ile onarım adı verilir.

İlgili konu: Meme Estetiğinde Kullanılan Silikon Patlar mı?

Bazen meme alınırken derinin geniş bir şekilde çıkarılması ve sonrasında radyoterapi kullanılması gerekebilir. Bu durumda dokuyu genişletmek mümkün olmayabilir ve daha fazla miktarda deri ve dokuya gerek duyulabilir. Bu durumlarda, sırttan deri ve kas nakli, karından doku nakli veya kalça, bacak gibi alanlardan doku nakli gibi teknikler kullanılabilir. Bunların bir kısmında mikrocerrahi tekniklerine gerek vardır.

Meme onarımında, herkese en uygun tekniğin seçilmesi gerekir. Bunun için de kişinin muayene edilmesi, yapılmış veya yapılacak meme kanseri ameliyatının detaylarının bilinmesi gerekir.

Burun Rekonstrüksiyonu Hangi Durumlarda Kimler İçindir?

Burun rekonstrüksiyonuna en sık ihtiyaç duyulan durumlar burun üzerindeki deri tümörlerinin çıkarılması ile oluşan doku kayıplarıdır.

Burun, çıkıntılı yapısıyla güneşe sıkça maruz kalan bir organdır ve bu nedenle deri kanserlerinin en sık görüldüğü yerlerden biridir. Burun kanadı, burun ucu gibi yerlerde uzun süredir iyileşmeyen yara, kabuk, sivilce gibi durumlarda, özellikle ileri yaşlarda deri kanseri akla gelen ilk sorun olmalıdır.

İlgili konu: Burun Ameliyatı Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Kazalar da burunda doku kayıplarına yol açabilir. Trafik kazaları, deniz kazaları burunu kolaylıkla hedef alabilir. Tarihi olarak burunda doku kayıpları suçluların cezalandırılması anacıyla burunlarının kesilmesi ile ortaya çıkmıştır. Amaç, suçluların kimler olduğunun toplum tarafından bilinmesidir.

Bazı doğumsal sorunlarda, kişi doğuştan burnunda bir doku kaybıyla doğabilmektedir. Bunların düzeltilmesi için burun onarımları gerekmektedir.

Burun Rekonstrüksiyonunda Kullanılan Teknikler Nelerdir?

Burunda kaza veya tümör ameliyatları ile doku kayıpları oluştuğunda onarım yapmak mümkündür. Burun 3 boyutlu, kompleks bir anatomiye sahiptir. Burun onarımında bazı prensiplere uyulmazsa kötü sonuçlar çıkabilir. O nedenle estetik üniteler tanımlanmış ve onarımın bu estetik ünitelere uygun yapılması önerilmiştir.

Küçük doku kayıpları, burunun kendi üzerinden yapılan doku transferleri ile kolaylıkla sağlanabilir. Büyük doku kayıpları varsa, burun onarımlarında en iyi sonuçlar çevre dokulardan hazırlanan onarım yöntemleri ile sağlanır. Alın, yanak dokusu bunların başında gelir. Alında orta hattan hazırlanan dokular burnun büyük bölümünün onarımını sağlayabilir. Alında ise orta hatta oluşacak dikine bir kesi dikkati çeken bir iz bırakmaz.

İlgili konu: Estetikten Sonra Burun Ucu Düşer mi?

Belli bir yaşın üzerinde yanak derilerinde oluşan gevşeme ve sarkma da onarım için büyük kolaylıklar sağlar. Yanak dudak çizgisine paralel hazırlanan dokular burun kanatlarının onarımını sağlarken yanak dudak arasındaki doğal çizgiye saklanan iz de önemli bir estetik sorun yaratmamış olur.

Burun onarımları plastik cerrahinin tarihçesinde önemli bir yer tutan uygulamalardır. Eskiden kullanılan koldan doku nakilleri artık terk edilmiş, daha çok burun çevresindeki dokuların kullanıldığı teknikler tercih edilir olmuştur.

Bası Yarası Nedir? Engellenebilir mi, Nasıl Anlaşılır?

Vücuttaki dokuların uzun süre bası altında kalması o bölgede kan dolaşımını engelleyerek dokunun beslenmemesine ve buna bağlı olarak doku ölümüne yol açabilir. Buna tıp dilinde bası yarası adı verilir. Bası yaraları özellikle, uzun süre yatağa bağlı yaşayan yaşlılar, kronik hastalıklar veya vücudun bazı bölgelerinin hissedilemediği felçlilerde görülür. Kişi duyu kaybına uğramışsa, aynı pozisyonda uzun süre kaldığında o bölgede beslenme sorunu ile oluşan ağrıyı farketmez ve basıyı ortadan kaldıramaz. Bu kısır döngü, yaranın büyümesine yol açar.

Bası yarası nasıl engellenir? Bası yarası oluşması ihtimali olan kişilerde, basıya uğrayan alanların sık kontrol edilmesi, hastanın pozisyonunun sık sık değiştirilmesi ile basının azaltılması, yara oluşmuşsa bakımının hemen başlatılması yapılması gereken en önemli konulardır.

İlgili konu: Yara ve Ameliyat İzleri İçin Estetik Ameliyat Ne Zaman Yapılabilir?

Basıya uğrayan bölgede önce kızarıklık olur. Daha sonra soyulma ve dokuda sulanma eşlik eder. İlerleyen dönemlerde yara oluşur, en üst tabakada siyah bir katman ve altında bir buzdağı gibi geniş bir yaraya rastlanabilir.

Bası yaralarında önlem almak, yara oluştuktan sonra basıyı tedavi etmekten çok daha doğrudur. Yara oluşması beklenen kişilerde, basıya uğrayan alanla ilgili önlemler almak, basıyı ortadan kaldırmak, özel yataklar veya yastıklar kullanmak doğru yaklaşım olacaktır

Estetik Cerrahide Doku Genişletme Nedir?

Doku genişletme tekniği, yaralanmalar ile doku kayıplarına yol açan tümör ameliyatları veya benzeri durumlarda, doku kaybının yakınındaki bölgelere özel olarak hazırlanmış bazı balonlar yerleştirip onları şişirerek dokuları genişletme esasına dayalı bir tekniktir.

İşin esası, gebe kadınların karnının çocuğun büyümesi ile genişlemesi ve bu sayede karın derisinin genişlemesine benzetilebilir. Doku elastikiyeti derinin genişlemesine izin verir ve elde edilen fazla deri eksik alanın kapatılmasında kullanılır.

Bu prensipler daha çok onarım cerrahisinde kullanılmaktadır. Estetik cerrahide özellikle memenin yeniden oluşturulmasında ve saçsız alanlarının saçlı deriyle kaplanmasında doku genişleticiler kullanılarak işlemler yapılabilmektedir.

İlgili konu: Meme Onarımında Brava (Doku Genişletme) ve Yağ Enjeksionu Kullanımı

Memenin kanser nedeniyle alındığı durumlarda, meme yerine yerleştirtirilen doku genişletici balonlar yavaş yavaş şişirilerek göğüs duvarındaki deri bir meme protezini içine alacak kadar genişletilir. Genişletme işlemi bittikten sonra birkaç ay beklenerek derinin yeni durumuna alışması sağlanır. Bunu izleyen dönemde yapılan ikinci bir ameliyatla balon çıkarılarak kalıcı protez konulur.

Aynı prensipler, kel alanların çevresindeki saçlı deri altına balon konularak genişletilmesi ve elde edilen fazla derinin saçsız alanın çıkarılarak yerine kullanılması şeklinde de kullanılabilir.

Doku genişletme teknikleri, plastik cerrahide doku elde etmek için kullanılan yararlı bir tekniktir.

Long Time Liner Kalıcı Makyaj

Doğal ve kalıcı bir makyaj sağlayan LTL Contour Makeup ile küçük kusurlarımız kolayca kapatılıyor, doğal görünümüzü kaybetmeden daha canlı kaş, dudak ve göz çizgilerine sahip oluyoruz.

İki saat içinde doğal ve kalıcı bir makyaj sağlayan LTL Contour Makeup, mevcut en gelişmiş mikropigmentasyon tekniği ile yapılmaktadır. Dövme tekniği ile yapılan ve kalıcı makyajdan farklı olarak acısız, yara ve kanama olmadan uygulanabililen bir tekniktir ve işlem sonrasında kabuk oluşmaz. Ayrıca bu teknik cildin üst katmanı olan epidermiste uygulandığı için cildin kendini doğal yenileme süresi olan bir ile iki yıl sonunda kaybolmaya başlıyor.

Long Time Liner, bitki ve minerallerden elde edilen %100 steril boya içeriğinden dolayı oldukça sterildir. Kullanılan pigment renklerinde ağır metaller ve gliserin bulunmamaktadır. Bundan dolayı anti-alerjik olup kozmetik ürünlerine alerjisi olanlar için de sağlıklı bir seçenektir.

Boyalarımız CE belgelidir. Alerjik reaksiyonu yoktur. Kaş, göz ve dudak bölgelerinde uygulanabilmektedir. Bu yöntem ile sahip olduğumuz doğal hatlar belirginleştiriliyor. Öte yandan doğuştan gelen rahatsızlıklar ya da sonradan yaşanan kazalar nedeniyle yüzün kaş ve dudak bölgesindeki hatları da düzeltmeye yardımcı oluyor.

KAŞ UYGULAMASI: İnce ve seyrek olan kaşlarda, kendi kıl rengine uygun renk seçenekleri ile kıl tekniği uygulanarak gürleştirilebiliyor. Ayrıca şekil bozuklukları düzeltilebilmektir.

GÖZ UYGULAMASI: Kirpik dibi uygulamaları gözlere derinlik kazandırdığı gibi kirpiklerin daha yoğun ve gür görünmesini de sağlıyor. Ayrıca liner işlemlerinde gözün düşük görüntüsü de giderilebilmektedir.,

DUDAK UYGULAMASI: Kontür bozukluklarından dolayı oluşan şekil bozukluklarını düzelttiği gibi iç kısmına yapılan renklendirme ile daha düzgün hatlara ve şekle sahip olunması sağlanabilmektedir.

KİMLERE UYGULANIR?

– Kaş, göz ve dudaklarda doğal görünümlü makyaja sahip olmak isteyen herkes, – Hareketli yaşam içerisinde makyaja ayrılan zamandan tasarruf etmek isteyenler,
– Kozmetik ürünlere alerjisi olanlar,
– Radyoterapi ve kemoterapi görmüş hastalar,
– Hamileler
– Kaza sonucu kaşında, dudağında oluşan hat bozukluklarını düzelttirmek isteyenler.

Betül Mehrioğlu

Liposuction Sonrasında Vücutta İz Kalır mı?

Liposuction vücutta istenen değişiklikleri yaparken iz bırakmayan, uygun olgularda çok iyi sonuç veren bir teknik.

Genellikle çok küçük kesilerden girilerek işlem yapıldığı için giriş noktalarında bir süre kırmızılık olabilir. 2-3 mm çapındaki bu kızarıklıklar zamanla azalır ve yerini belli belirsiz sedef renğinde lekelere bırakır. Küçük olduğu için fark edilmeyen bu lekeler özellikle kıvrım noktalarına yerleştirilmişse daha da az dikkati çeker.

İlgili konu: Liposuction’da En Fazla Ne Kadar Yağ Alınır?

Liposuction ile birlikte germe işlemleri (karın germe, bacak germe ve kol germe) yapılmışsa durum tamamen farklıdır. Bu ameliyatlar geniş kesi gerektiren ameliyatlardır ve uzun izlere yol açarlar.