Burun Törpületme Ameliyatı Hakkında

Burun sırtındaki kemerler çok aşırı değilse, klasik burun ameliyatlarında kemiğin bir keski, elektrikli bir kesici veya ultrasonik bir cihazla alınması yerine bir aşındırıcı törpü ile alınabilir. Halk arasında, burun törpüsü olarak adlandırılan bu işlem, burun sırtındaki çıkıntıyı, düzensizlikleri gidermek için sık kullanılan bir uygulamadır.

Bu işlemle burunda elde edilebilecek değişiklikler sınırlıdır. Örneğin, tümüyle eğri bir burun böyle bir yöntemle düzeltilemez.

İlgili konu: Burun Estetiği Ameliyatlarında Yaşın Önemi

Burun ameliyatlarından sonra oluşan bazı sorunlar, burun sırtında çöküntü ve düzensizlikler veya çıkıntılar zaman zaman görülebilir. Bunların bir kısmı cerrahi hatalardan kaynaklanabileceği gibi, bir kısmı burun ameliyatı sonrası iyileşme süreci ile ilintili olabilir. Dünyada, genel olarak kabul edilen; burun estetiği ameliyatlarından sonra %5 olguda küçük revizyonların yapılması ihtimalidir. Eğer oran daha yüksekse, genellikle cerrahi teknik ile ilgili bir gözden geçirme gerekir.

Burun ameliyatlarından sonra revizyon ihtimalini azaltmak için cerrahların arayışları arasında, burun sırtındaki kemerin daha kontrollü bir şekilde azaltılması amacıyla burun törpüleri ön plana çıkmıştır. Zaman alan bir işlem olabilmekle birlikte revizyon oranını azaltan bir teknik olduğu söylenebilir.

Kol Germe Ameliyatı Nasıl Yapılır, Kimler Yaptırmalıdır?

Kilo alıp veren kişilerde sorun yaratan alanlardan birisi kollardır. Bazı kişilerde, kiloları normal olsa bile genetik nedenlerle, kollarda kalınlık ve sarkma olabilmektedir. Özellikle yaz aylarına girerken, askılı ve kısa kollu giysilerin kullanımının artması ile bu sorunu için başvuran hastaların sayısı artar.

Kollarla ilgili ne yapılabilir? Öncelikle sorun incelenmelidir. Yağlanmada artış var mı? Hangi bölgeler daha yağlı? Yağ dokusunun biçimi ve kalınlığı nasıl? Deri sarkık mı? Değilse sarkmaya eğilimli mi? Hangi bölgelerde deri gevşek veya gergin?

Kişinin kilo profili nasıl? Hemen bir müdahale yapılabilir mi? Öncesinde kilo vermesi daha iyi olur mu? Spor yapıyor mu? Yapmıyorsa spordan fayda görür mü? Yapılacak işlem iz bırakır mı? Bırakırsa nerede bırakır? Sonucun iyi olmasını engelleyecek faktörler var mı? Bütün bunlar gözden geçirilerek bir değerlendirme yapılır.

İlgili konu: Kol Germe Ameliyatı Sonrası Kollarda Güçsüzlük Olur mu?

Ana hatları ile anlatmak gerekirse, yağlanmanın çok olduğu bölgelerde liposuction yöntemleri kullanılır. Bölgedeki yağın azaltılması bir incelme sağlar. Önemli olan derinin yağ alındıktan sonra adapte olup olmayacağıdır. Deri sarkacaksa, deriyi toparlayan yöntemlerden birine başvurulur.

Hafif bir gevşeklik söz konusu ise, lazer uygulamaları ile deri bir miktar sıkılaştırılabilir. Gevşeklik çok, hatta sarkıklık varsa deriyi çıkararak geren yöntemlere geçilir ve bu yöntemler iz bırakan yöntemlerdir. Sorun kolun üst bölümlerinde ise koltuk altından enine bir kesi ile işlem yapılır. Ancak sarkma tüm kol boyunca ise uzunlamasına bir kesi kaçınılmazdır. Bu iz olabildiğince içte kalacak ve daha az dikkati çekecek şekilde planlanır.

Özetlemek gerekirse, kol sorunları birbirinden çok farklıdır. Hepsi için geçerli tek bir teknik yoktur. Basit liposuctionlardan komplike germe ameliyatlarına kadar geniş bir spektrumda işlemlerden uygun olanı seçmek gerekir.

Lazerle Burun Estetiği Hakkında

Lazer, tıp uygulamaları arasında yaygın bir şekilde kullanılan, yardımcı bir araçtır. Tek bir dalga boyundan oluşan lazer ışınları çeşitli amaçlarla, yarattıkları enerjinin türüne göre farklı etkiler yaratırlar. Kesme, buharlaştırma, sıkılaştırma, bazı dokular tarafından emilme gibi etkilerle lazer, hedeflenen amaca hizmet eder.

Burun ameliyatlarında lazer iki konuda yardımcıdır. İlki, burun içindeki etlerin küçültülmesinde; bunun için radyofrekans enerjisi kullanılabileceği gibi Holium lazer de kullanılabilir. Konkaların büzüşmesinde oldukça etkilidir ve iyileşme süreci hızlıdır.

İlgili konu: Dikişsiz Burun Ameliyatı Hakkında

Lazerin burunda kullanıldığı bir diğer alan, deri üzerindeki etkileri içindir. Deri üzerindeki kılcal damarlar, gözeneklerin küçültülmesi veya derinin soyulmasında farklı lazer türleri kullanılabilir. Bunları bir burun estetiği ameliyatı sırasında kullanmak mümkün olduğu gibi ayrı bir seansta da yapmak mümkündür, hatta iyileşme açısından ayrı seansta yapılması tercih edilebilir.

Gelelim can alıcı soruya: Burun estetiği (rinoplasti) tümüyle lazerle yapılabilir mi? Lazer rinoplasti diye bir teknik var mı?

Burun kıkırdaklarının ve kemiklerinin şekillendirilmesi, gerekirse küçültülmesi veya bazı noktalarda büyütülmesi olarak adlandırılabilecek rinoplasti ameliyatlarında, yukarıda sözünü ettiğim noktalar dışında lazer kullanımı ve buna bağlı bir avantaj söz konusu değildir. Lazer rinoplasti terimi, hasta etkilemek için kullanılan, içi boş bir reklam aracıdır. Bu terimi kullanan plastik cerrahlar, iyi niyetli ama bilgisiz hastaları etkileyebilirler, ancak ne yazık ki meslektaşları arasında boynu bükük gezmeye mahkumlardır.

Burun Ameliyatı Sonrası Hissizlik Normal midir, Ne Kadar Sürer?

Burun ameliyatı sonrasında, tüm ameliyatlarda olduğu gibi özellikle ilk günlerde ameliyat alanında şişlik, hissizlik, baskı, ağırlık hissi oluşabilir. İlk 48 saat belirgindir ve giderek azalır. Ödem geriler, ağrılar azalır ve hissizlik, ağırlık hissi giderek kaybolur.

Bazı ameliyatlarda özellikle kesi bölgelerinde, bazı duyu sinirleri etkilenmişse hissizlik daha uzun sürebilir, hatta kalıcı bile olabilir. Örneğin, karında yapılan sezaryen kesisi veya karın germe ameliyatları kaçınılmaz olarak, alt karın bölgesinde bazı duyu sinirlerine hasar verir ve bu da uzun sureli veya kalıcı uyuşukluğa yol açabilir.

İlgili konu: Burun Ameliyatı Sonrası Kaş Arası Ödem ya da Şişlik Normal mi?

Peki burun estetik ameliyatlarında durum nedir? Bilindiği gibi ameliyatın tümüyle burun içinden gerçekleştirildiği ameliyata kapalı teknik, burun delikleri arasındaki deriden kesiyle yapılan ameliyatlara açık teknik adı verilmektedir. Kapalı teknikte, eğer yumuşak doku ve sinirler gerektiği gibi korunabilmişse erken dönemde oluşan uyuşukluk, hızlı bir şekilde kaybolur ve kalıcı bir hissizlik olmayabilir.

Açık teknikte ise, burun delikleri arasındaki deriyi keserek yapılan ameliyatta; özellikle burun ucundaki duyu sinirinin etkilenmesi neredeyse kaçınılmazdır ve burun ucunda aylarca süren bir uyuşukluk, keçeleşme hissi olur. Bu his, hastaların çok büyük bir bölümünde, sinir uçlarının kendilerini onarmaları ile zaman içinde çok azalır veya tamamen geçer.

İyileşme süreci içinde, burun ucunda zaman zaman yanma veya batma hissi de oluşabilir. Bu hisler genellikle gündelik hayatı etkileyecek düzeyde değildirler ve yaklaşık bir yıllık bir süre içinde tamamen düzelirler.

Yazın Yapılacak Estetik Ameliyatlarda Nelere Dikkat Edelim?

Havaların ısınması ile birlikte estetik ameliyatlarla ilgili talepler artar. Vücut estetiği, meme estetiği ve yüz estetiği ile ilgili başvurular ve ameliyat programları yoğunlaşır.

Genellikle amaç, yazın vücuttaki varsa beğenilmeyen bölgelerde daha iyi bir noktaya ulaşmaktır. Bu sarkan bir karın derisinden kurtulmak, büyük bir memeyi küçültmek veya küçük bir memeyi büyütmek, yağlanmış bazı bölgeleri daha iyi hale getirmek için olabilir. Zaman azalmıştır, tatil planları yapılmıştır, bir an önce estetik işlemlerin yaptırılmasına sıra gelmiştir.

İlgili konu: Liposuction En Doğru Ne Zaman (Hangi Mevsim) Yapılmalıdır?

Peki, estetik ameliyatlar hemen yapılabilecek ve hızlıca sonuç verecek ameliyatlar mıdır? Şüphesiz hangi ameliyatın yapılacağına göre değişir bu durum. Genellikle her ameliyatın seyri ayrıdır. Meme büyütme ameliyatı daha çabuk iyileşirken meme küçültme ameliyatı daha uzun bir süreç gerektirir. Birkaç bölgeye yapılan bir liposuction ile karın germe ameliyatı kıyaslanamaz.

Bu nedenle, yaza girerken, sorunlu bölgelerle ilgili olarak plastik cerrahınıza danışmak ve onun verdiği bilgiler ve öneriler ışığında bir cerrahi girişim planlamak doğru olacaktır. Bazı ameliyatları yaza çok yakın planlamak doğru olmayabilir. Bu konuda da en doğru bilgi size verilir.

Sigara İçenler Liposuction Yaptırabilir mi?

SİGARA İÇENLER LİPOSUCTİON YAPTIRABİLİR Mİ? ESTETİK AMELİYAT OLABİLİR Mİ?

Sigaranın genel olarak sağlığa olumsuz etkileri bilinmektedir. Akciğerlerde yarattığı hasar dışında, özellikle uzun kullanımında damarlarda yarattığı tahribat çarpıcıdır. Kılcal damarlar vücudumuzu bir ağ gibi saran ve tüm dokulara kanın, dolayısıyla besinin ulaşmasını sağlayan yapılardır. Sigara, kılcal damarların oluşturduğu ağ tabakasının yapısını bozarak dokuların kanlanmasının bozulmasına yol açar.

Peki sigaranın kılcal damarlar üzerindeki etkisi liposuction‘ı veya diğer estetik ameliyatları etkiler mi?

Sigaranın özellikle büyük kesilerin yapıldığı karın germe, bacak germe, kol germe ya da meme küçültme gibi ameliyatlarda yara iyileşmesini geciktirdiği ve özellikle kesi bölgesinde yara kapanmasında zorluklara yol açtığını biliyoruz ve hastalarımızı bu konuda uyarıyoruz.

Özellikle, estetik ameliyatı izleyen ilk günlerde sigara içmemelerini öneriyoruz. Bazı cerrahlar, estetik ameliyattan önce de sigara içilmemesinin gerektiğine inanmakta ve bunu önermektedirler.

İlgili konu: Liposuction Ameliyatı Öncesinde Diyet Yapmak Gerekir mi?

Ancak küçük kesilerle yapılan, örneğin meme büyütme, göz kapağı gibi ameliyatlar, bunun yanı sıra işlemin tümüyle birkaç milimetrelik kesilerle yapıldığı liposuction gibi işlemlerde sigaranın ameliyat üzerinde olumsuz bir etkisi olacağınını iddia etmek zordur.

Özellikle liposuction kapalı bir alanda yapılan bir yağ alma işlemidir. Amaç, belli bölgelerde yağ dokusunun azaltılmasıdır. Bunun için küçük deliklerden sıvı verilmekte, daha sonra uygulanan lazer, ultrason veya radyofrekans enerjileri ile yağ parçalanmakta, daha sonra yağ dışarıya vakum yardımı ile alınmaktadır. İçeride, işlem sonrası sıvı birikimi ve ödem oluşmakta, bu da zamanla vücut tarafından emilmektedir. Kesilerin iyileşmesi oldukça hızlıdır. İçerideki ödemin azalması, sigara ile kan dolaşımı bozulmuş kişilerde gecikebilir. Ancak bu, kanıtlanması zor bir konudur.

Özetle, estetik ameliyatlarda sigara, özellikle büyük kesi ve yaraların oluştuğu ameliyatlarda iyileşmeyi geciktiren önemli bir faktördür. Ancak, liposuction ve benzeri küçük kesili ameliyatlarda doğrudan bir etkisi olmayabilir.

Karın Germe Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenmeli?

Modern çağda beslenme ile ilgili ana konular ve detayları şöyle özetlenebilir: Dengeli beslenme başlığı altında, karbonhidrattan fakir, protein, vitamin ve minerallerin tam olarak alındığı, tekdüze olmayan, organik gıdaların daha çok tüketildiği bir beslenme biçimi.

Karın germe ameliyatından sonra iki noktaya odaklanmakta fayda var. İlki -yukarıda belirtildiği gibi- sağlıklı ve dengeli beslenmeye devam etmek. Bu temel ilke, hem sağlığımızı korumaya yardımcı oluyor, hem de kilo almayarak karın germe ile elde ettiğimiz iyi sonucu korumamızı sağlıyor.

İlgili konu: Karın Germe Ameliyatı Sonrası Doğum Yapılabilir mi?

İkinci konu daha çok karın germe ameliyatlarının doğası ile ilgili. Karın germe ameliyatlarında yaptığımız işlemler, mide üzerinde baskı yaratıyor. Karın kasının ve derinin gerginleştirilmesi batın içinin alanını daralttığı için tek öğünde çok gıda almak şişkinlik ve rahatsızlık hissi yaratabiliyor.

Burada yapılması gereken az ve sık beslenme yöntemini tercih etmek. Bu sayede midede dolgunluk hissi daha az yaşanıyor ve kişi kendini daha iyi hissediyor. Bu sağlıklı beslenme açısından da doğru bir kural. Bu şekilde beslenmenin bir diğer olumlu etkisi de, midenin aşırı dolgunluğunun zamanla karın kasları üzerinde yaratacağı gevşeme ve genişleme etkisinden de kaçınılması.

Sonuç olarak, karın germe ameliyatı geçirmiş kişilerde, sık ve az miktarlarda beslenme, karbonhidratlardan kaçınma ve dengeli beslenme ameliyatla elde edilen sonucun korunmasını sağlıyor.

Meme Ameliyatı Sonrası Memelerin Boyutlarının Farklı Olması

Meme ameliyatı için başvuran hastaların çok büyük bir bölümünde, muayene sırasında az veya çok meme asimetrilerine rastlıyoruz. Bu asimetriler hafifse, çoğu zaman başvuran kişi bunun farkında bile olmayabiliyor. Yaptığımız ölçümler, ayrıntılı analizler ile bu farkı ortaya koyup ameliyat planlarımızda dikkate almamıza yardımcı oluyor.

Meme ameliyatlarında, ister meme küçültme, ister meme büyütme veya meme dikleştirme olsun, elde etmeye çalıştığımız sonuç simetrik ve güzel görünen, doğal memeler. Ancak, doğada veya cerrahide tıpatıp aynı, milimetreleri ile birbirinin tıpkısı iki memeye sahip olmak neredeyse imkansız. Birbirine oldukça yakın, dikkati çeken bir farklılık olmamasını hedeflemek daha doğru bir yaklaşım ve bunu başarmak çoğu zaman ameliyattan önce asimetrik olan memelerde bile mümkün.

İlgili konu: Meme Estetiği Hakkında Sık Sorulanlar

Bu noktada, simetri tutkusu olanları uyarmakta fayda var. Memenin yerleştiği göğüs kafesi bile çoğu zaman iki tarafta aynı değil. Bu nedenle, meme ameliyatlarında mutlak simetri arayışından vazgeçmek gerekiyor. İyi sonuç alınmış olmasına rağmen, simetri tutkusu nedeniyle yeniden ameliyat için doktor arayışına girmemek gerekiyor. Aksi takdirde sonu gelmeyen bir sürece girilebiliyor.

Şüphesiz, belirgin asimetrileri normal kabul etmiyoruz. İyi planlama, doğru cerrahi teknikle, asimetrik memelerde gözle görülür ve kabul edilir sonuçlar almak mümkün. Özetle, başlangıçta belirgin meme asimetrileri olan hastalarda bile oldukça simetrik memeler elde etmek mümkün. Yeter ki birbirinin tıpatıp aynı meme arayışından vazgeçelim.

Ünlülerin Yaptırdığı Dudak Dolguları Ne Kadar Doğal ve Sağlıklı?

Dolgun dudakları olan ünlülerin eski resimlerini gördüğümüzde, çoğunlukla dudaklarında bariz değişiklikler olduğu dikkatimizi çeker. Daha dolgun, çizgileri daha belirgin dudaklara nasıl kavuşmuşlardır?

Şüphesiz en azından büyük bölümünde plastik cerrahların payı olduğu yadsınamaz. Dudağın hem biçimini (kısmen), hem de dudak dolgunluğunu arttırmak için kullandığımız çok sayıda yöntem var. Bunların başında, etkileri sınırlı ve geçici olsa da Hyalunorik asit dolguları mevcut. Hafif dolgunluk artışı isteyenlerde veya kıvrımları biraz belirginleştirmek isteyenlerde HA dolguları oldukça popüler. Yılda 1 kez tekrarlanmaları gerekiyor.

Dudakta kullanılan uzun etkili veya enjekte edilebilen kalıcı dolguların sicili ne yazık ki kötü. Reaksiyon, uzun vadeli alerjiler ve doğal olmayan sonuçlar yaratabiliyorlar. Bu nedenle, plastik cerrahlar kalıcı dolgu enjeksiyonlarını genellikle tercih etmezler.

İlgili konu: Kimler Dudak Estetiği Yaptırmalı?

Dudaklarında dikkati çekecek kadar belirgin dolgunluk ve değişiklik isteyenlerde ne yapılabilir? Cerrahi olarak yapılabilecek şeyler var mı? Bu noktada, 2 teknik ön plana geçiyor. İlki, silikon veya farklı maddelerle hazırlanmış, akışkan olmayan ve cerrahi olarak dudağa yerleştirilebilecek solid maddeler. Bunların sonuçları çok çarpıcı, ancak dudakta yabancı maddenin yaratacağı bir his ve serliğe kişinin hazır olması gerekiyor. İstenildiği zaman çıkarılabilen bu maddeler sonucu en net olarak veren teknikler olarak not edilebilir.

Küçük bir grup hastada kullandığımız bir diğer teknik ise, dudağın iç dokusunu dudağın büyütülmesinde kullanmamız. Bu teknik, ancak dudak yapısının uygun olduğu, iç dokusunun görünen bölüme aktarılabildiği durumlarda etkili.

Burunda Hem Et Hem Kemik Eğriliği Sorunu Aynı Anda Düzeltilebilir mi?

Burunda nefes alıp vermeyle ilgili sorunların burun estetiği ameliyatı için başvuran kişilerin büyük çoğunluğunda görüldüğünü biliyoruz. Bunların bir kısmında, burun içindeki kemik ve kıkırdak eğrilik, solunum zorluğuna yol açarken bir grup hastada ise burun içinde konka dediğimiz etlerde şişlik veya alerji bulgularına rastlamak mümkün olabiliyor.

Bu nedenle, estetik burun analizinin yanı sıra burun içi muayenesinin ve sorgulamasının tam yapılmasında yarar var. Endoskopik muayene ve gerekirse tomografiler ile, hatta solunum testleri ile tam bir profil ortaya koymak mümkün.

İlgili konu: Nefes Alırken Zorluk Yaşayanlar İçin Estetik Burun Ameliyatı

Ameliyata gelince, çok özel durumlar ışında burun estetiği ile birlikte, burun içinde kemik eğriliği, etlerdeki sorunların çözümünün birlikte ve aynı anda ele alınmasının daha doğru olduğuna inanıyoruz. Burun ameliyatlarına yatkın bir plastik cerrah, kemik ve kıkırdak eğriliklerini düzeltebileceği gibi burun etlerinin basit şişliklerini de tedavi edebilecek eğitim ve beceriye sahiptir.

Ancak, konka bülloza veya bazı sinüzitlerde olduğu gibi iş daha komplike bir hal aldığında KBB uzmanınca değerlendirme istemek ve gerekirse birlikte bir ameliyat planı yaparak ameliyatı birlikte gerçekleştirmek yaygın ve doğru bir uygulama.

Burun ameliyatları cerrahi egonun ön planda tutulacağı bir alan değil. Hastanın tedavisinin en iyi ve en hızlı şekilde sağlanabileceği en doğru planı uygulamak biz cerrahların işi.